öğretmenden alınmış en iyi iltifat

  • Tebrikler. Okumayı sökmüşsün.
  • 4. Sınıfta müzik öğretmenimin flütle dağlar Ardında bir orman varmışı çaldıktan sonra sınıfta en güzel flütü Mrniceguy arkadaşımız çalıyor demesi. Teşekkür ederim örtmenim. Sizi asla unutmayacağım. Mi mi fa fa mi, sol sol la la sol, mi mi fa fa sol sol la, mi mi fa fa mi.
  • Tam olarak iltifat sayılmaz ama benim için tüm iltifatlara bedeldi.
    Şehrimin en iyi anadolu lisesine giden (uf yine çok başarılıyım kahretsin lol) 10. Sınıfa giden 14 yaşında minicik ve salak bir sıpaydım ve hayatımda ilk kez bir öğretmenimin dersini severek dinliyordum. Ki daha önce annem de babam da öğretmenim oldular, öyle düşünün o kadar ders dinlemez bir serseri jelibondum.
    Mevzubahis öğretmenim aşırı disiplinli biriydi ve 1 dönemde 10 tane edebi eser okuyup onlara özet olmayan incelemeler yazmamız gerekiyordu ve bundan not alacaktık. Ben hayatımda belki ilk kez yazı yazmamı gerektiren bir ödevi bu kadar severek ve isteyerek yapmıştım.
    Ödevi teslim ettikten 1-2 hafta sonra başka sınıflardan arkadaşlarım o sicilyalı sen misin lan geldi sınıfta okudu falan demeye başladılar. Ödevimden parçaları üst sınıflara bile okuduğunu öğrendiğim an o kadar onore olmuştum ki, benim bir öğretmenden aldığım en güzel iltifat buydu işte. Ben kendimi (bkz: wasted) olarak değerlendirirken bana inanmıştı. Bana yüzlerce şey katmıştı ve ben bugün bu güzel insanın ölüm haberini aldım işte sözlük. Hep hayal ederdim mezun olup yanına gideceğimi, okuduğum dünya kadar kitaba hala ödev yapar gibi yorum yazdığımı ona söyleyeceğimi... Hiçbir şey ertelemeye gelmiyor işte.
  • Boşver okulu , futbolcu ol sen. Oldum da
  • türkçe'yi yeni öğrenmeye başlayan yunan hocam melina, çok iyi yazıyorsun, ne olursa olsun devam etmelisin demişti.
    teşekkür ederim hocam.
  • Umarım ileride çocuklarım senin gibi olur."
    bunun ustune duymadim.
  • (bkz: Zeki ama çalışmıyor)
    Aldığım tek iltifat ve yalan
  • Uzun bir anısı ulan iltifat. Özet geçiyorum bir ara editleyeceğim;

    (bkz: çok büyümüşsün)
  • lise 1'deyim daha. ilk sene çaktık. tekrar yaptığım ikinci sene de okuldan atıldık. dönemin ortasında civarda bulunan başka bir okula kaydımı yaptırdık ama güç bela. çünkü muzurluğumun şöhreti tüm civar okullarda biliniyor. kimse almak istemiyor beni. esenevler lisesi müdürü böyle bir kerizlik yaptı ve aldı beni. orada bir matematik hocası vardı. adını unuttum. o kadar güzel anlatıyor ki * olsan anlarsın. bende öyle oldu yani. bir kaç konu anlattı hoca ve hemen ilk sınav dönemi başladı. bir iki hafta sonra hoca derste sınav sonuçlarını okuyor: "yakaza, 35 almışsın. kopya mı çektin * " hayatımda hiç bu kadar gururlanmamıştım.
    edit: imla
  • Okulda organizasyonlar yapılıyordu müzik adına. İngilizce öğretmeniyle müzik tarzım çok uyuşuyordu aynı grupları aynı müzisyenleri dinliyorduk. Ben de gitarla sevdiğim tarzları icra ediyordum. O da beğeniyordu tabi daha sonrasında ''Sen bu okul için fazlasın'' demişti. Sanırım bu.
  • (bkz: zeki ama çalışmıyor) (bkz: ama sınavları çok iyi)

    peder: eee o zaman? ne çalışmasını bekliyorsunuz? atom altı parçacıklar var mı müfredatınızda? varsa söyleyeyim ona çalışsın...

    Peder de öğretmen olunca boş lafa karnı tok tabi