lösemi

  • Halk arasında "kan kanseri" olarak bilinen hastalık.

    Lösemi, kan hücrelerinin özellikle de akyuvarların normalin üzerinde çoğalması ile kendini gösteren bir kanser türüdür.
    Yüksek sayıdaki olgunlaşmamış ve malign (Kötü huylu) hücrelerin normal ilik hücrelerinin yerini alması ile iliklerde hasar meydana gelir. Böylece kan pıhtılaşmasında rol oynayan plateletler ve savunmada rol oynayan lökositlerin sayısı azalmaya başlar.
    Bu da lösemi hastalarında zedelenmelerin ve kanamaların yoğun görülmesine, hastaların kolay enfeksiyon kapmasına neden olur. Savunma mekanizması zayıflar. İleri aşamalarda kırmızı kan hücresi eksikliği anemiye, nefes darlığına neden olabilir.
    Bunun dışında zayıflık ve yorgunluk, ateş, bazı nörolojik semptomlar, dişetlerinde şişkinlik ve kanamalar gibi belirtileri de vardır.


    Kanserli Hücreleri temizlemek, bağışıklık sistemini destekleyen tedavinin yanı sıra Kesin tedavisi kemik iliği nakli ile olur.


    Türk Kızılay'ına 1 tüp kan vererek kemik iliği donörü olabilir ve birinin hayatını kazanmasına vesile olabilirsiniz.

  • Kan hücrelerinin normalin çok üzerinde çoğalması durumuna lösemi denir. Lösemi (kan kanseri) hakkında merak ettiklerini bu yazıdan öğrenebilirsiniz: https://bilgihanem.com/losemi-kan-kanseri-nedir/
  • vücudun kan oluşturan dokularını oluşturan hastalıktır. lösemi kanserinin belirtilerini ise şu şekilde sıralamak mümkündür. : hemogram anomalileri, anemi, kemik ağrıları gibi.
  • Diğer kanser türleri gibi Genetik bir hastalık değildir. Piyango da denebilir bir nevi. Her an hepimizde çıkabilir. Sebebi tam net olmasa da sağlıksız beslenme ve radyasyona fazla maruz kalma başı çekiyor listede.

    Geçen yıl kuzenim lösemi oldu. Çok ilginç ve meşakkatli bir süreç bekliyordu bizi. Ağustos ayında burnundan ameliyat olmuştu. Kan değerleri vesaire her şeyine bakılmıştı; ameliyat öncesi klasik prosedür bilirsiniz. Herhangi bir sorun olsa mutlaka görünürdü. Ekim ayının başlarında grip gibi bir şey oldu. Daha doğrusu biz öyle zannettik. Bir hafta kadar evde yattı. Kırgınlık ve Ateş vardı sadece. Doktor soğuk algınlığı ilaçları ile eve yollamıştı. En sonunda bu hali iyice arttı ve bayıldı. Acile kaldırıldı. Kan değerlerinde bir problem olduğu ve detaylı incelenmesi gerektiği söylendi. Detaylı inceleme sonucunda da lösemi olabileceğini ancak ilik testiyle anlaşılabileceğini söylediler. Bu testi de yaptıktan sonra iyice emin oldular. Hastalık daha onbeş günlükmüş. Çok yeni dediler. Erken teşhis önemli dediler. Dediler de dediler. Daha 16 yaşındaydı. Okula ara vermek ve hastanede annesinden başka kimseyi görmeden uzun bir müddet kalmak ergenlik çağındaki bir çocuk için kolay olmadı tabi ki. Bizler için de öyle.

    Pendik’teki Marmara eğitim araştırma hastanesine yatışı oldu. Hayatımda gördüğüm en berbat hastane. Kanserli hastaların olduğu kata elini kolunu sallayan girebiliyor. Kimseye bunun doğru olmadığını anlatamadık. Yanlış dozda kemoterapi uyguladıkları için çocuğun vücudu yandı. Derisi kırmızı beyaz lekelerle doldu. Port katater (uzun süreli tedavi yapılacak olan hastalarda boyuna yakın bir yerde deri altına yerleştirilen bir madalyon. Kabloları dışarda oluyor, tüm damar yolu işlemleri serum, ilaç vs oradan hallediliyor.) denilen alet devlet hastanesinde olmadığı için damar yolu açmaktan çocuğun kollarını haşat ettiler. En son bomba da kanserli hasta katında mantarlı hasta bulundurmaları ve kanserli hastalara, doktorlara, hemşire ve hasta bakıcılara bu mantarı bulaştırmaları oldu. Kanserli bir hastanın enfeksiyon kapmaması gerekir. Dergi gazete bile içeri sokulmaz. suyu Bile kaynatılarak içilir. Kaldı ki mantarlı hasta?! Çocuğum nasıl acı çekti. Ağzından nefes borusuna kadar enfeksiyon oldu. 20 gün kadar damar yolu ile beslendi. Soluk almakta bile güçlük çekti. En son akciğerine sıçrayacak korkusuyla yalvar yakar özel hastaneye aldırdık. İyi ki de aldırmışız.

    Bakın lütfen Bu konu çok önemli; etrafınızda varsa kanser hastası lütfen uyarın. Tüm özel hastanelerde bu tedaviler, tanı ve tetkikler, yatış, ilaçlar tamamen
    Ücretsiz. Evet ücretsiz. Yasalaşmış bir hak bu. Lütfen herkes bunu bilsin. İnsanlar canlarından olmasınlar.

    Özel hastaneye aldıktan sonra hastanenin ilk hedefi enfeksiyonu geçirmek oldu. 15-20 gün gibi bir sürede enfeksiyonu tamamen geçti. Tamamen özel ve steril bir odada kaldılar. Kıyafetleri hastane tarafından yüksek derecelerde yıkanıp dezenfekte edilip getiriliyordu. Dışardan içeri bir şey sokulmuyordu. Çok uzun bir süre kimseyle görüşmediler. Yalnızca teyzem ve kendi hastanedeydiler. Doktorlar hemşireler odaya astronot kıyafeti gibi kıyafetlerle giriyorlarmış. Öyle ki; ”doktorun yüzünü hiç görmedik adamı Görsek tanımadan yanından geçeriz.” Diyorlardı o zaman. Her şey olması gerektiği gibiydi yani.
    Sonrasında “biz seni kemoterapi ile hiç yormayalım zaten yeterince acı çekmişsin, kardeşlerine ve ilik bankasına bakalım. Sana ilik Nakli yapalım ve bu süreci noktalayalım.” Dedi doktoru. Üç kardeşi ve anne babaya bakıldı. Kardeşlerin ikisi ile %100 uyumlu çıktı ve derhal ilik nakli yapıldı. Nakil yapılalı tam bir sene oldu. Kontrolleri devam ediyor. Çok şükür ki iyi.
    Devlet hastanesinde kalsaydı şu an ne olurdu tahmin bile etmek istemiyorum.
    Her nerde varsa şifa diliyorum. Biraz da bilinç. Araştırın, okuyun. Doktor ne derse doğrudur demeyin. Çünkü değil. Lütfen. Sağlıkla kalın.

    Not: Özel Emsey hastanesi. Canımısss, kıymetlimisss. :)

    Edit: imla.