karpuz kabuğundan gemiler yapmak

  • yerli sinema filmidir..

    filmi yazan ve yöneten Ahmet Uluçay'dır..

    başrolde İsmail Hakkı Taslak ve Kadir Kaymaz oynuyor. diğer önemli rollerde ise Boncuk Yılmaz, Fizuli Caferof, Gülayşe Erkoç, Mustafa Çoban oynamıştır..

    filmde anadolu'nun bir köyünde yaşayan mehmet ve recep adlı iki kafadar çocuğun yaz aylarında sinema tutkularından dolayı başından geçen olaylar anlatılmaktadır..

    oyunculuklar son derece doğaldı. mehmet ve recep karakterleri oldukça samimiydi. bu doğallıkta oyuncuların amatör olmasının etkisi yadsınamaz. ancak şuna değinmeden geçemeyeceğim, oyuncular amatör olmasına rağmen tiyatro kökenli oyuncular kadar gerçekçiydi. rolleri sırıtmıyordu. bu konuda saygıyı hak ediyorlar..

    müzikleri çok eykileyiciydi. beyaz giyme toz olur türküsünün harikulâde icrasını dinliyoruz film boyunca. onun dışındaki müziklerin kullanımını da başarılı buldum..

    ahmet uluçay, filmde anlattığı hikâyelerde kendi yaşamından, çocukluğundan kesitler sunar izleyiciye..

    sinematografik olarak filmi çok başarılı buldum. güçlü ve sarsıcı senaryosu, başarılı yönetmenliği, doğal oyunculuğu, muhteşem görüntü yönetimiyle filme tam not verdiğimi belirtmek istiyorum..

    filmde insanın istediği, hayâl ettiği sürece en zorlu şartlarda dahi başarıyı yakalayabileceğini, amacına ulaşabileceğini görüyoruz. bunun için de çok çalışmak ve hiçbir zaman pes etmemek gerektiğini..

    Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, büyük bütçeler ve büyük isimli oyuncular olmadan da büyük film yapılabileceğinin en güzel kanıtıdır..

    İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde "En İyi Film", Sinema Yazarları Derneği Türk Sineması Ödülleri'nde "En İyi Film", "En İyi Yönetmen" ve "En İyi Senaryo", Ankara Uluslararası Film Festivali'nde 'En İyi Film", San Sebastian Film Festivali’nde "Jüri Özel Ödülü", Uluslararası Selanik Film Festivali'nde "Özel Mansiyon", Montpellier Film Festivali’nde "En İyi Film" gibi pek çok ödül kazanarak türkiye'de ve dünyada ses getirmiş bir filmdir Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak..

    filmde sinema yapmak isteyen çocukların hayatları anlatılırken bazı toplumsal eleştiriler de getirilmektedir. sınıf atlama, ötekileştirme, toplumsal cinsiyet eşit(siz)liği, ait olma/olamama, köylülerin hor görülmesi gibi önemli olguların işlendiğini de görüyoruz..

    yönetmen filmde bir "zamansızlık" hissi yaratmıştır. filmdeki öyküler anadolu'nun herhangi bir köyünde ya da kasabasında, herhangi bir zamanda geçebilecek biçimdedir..

    Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, bize ahmet Uluçay’ın çocukluğundan, yaşadığı dönemden kesitler sunarken köy/kasaba, kadın/erkek, ışık/gölge, bu dünya/öteki dünya, aydınlık/karanlık gibi tezatlıklarlardan bahsederek iç içe geçmiş birçok öyküyü anlatmaktadır..

    Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, iki bin iki/iki bin üçte çekilmesine ve öykünün altmışlarda geçmesine rağmen doksanlar havası da taşımaktadır. bu bakımdan da ayrı sevdim filmi..

    yönetmen filmde Anadolu köylerinde bahsedilen cin, şeytan, büyücü, peri, cadı gibi anlatılara da değinmiştir. böylece film kısmen masal tadındadır..

    film boyunca pek çok sahnede yüzümüzde naif bir tebessüm oluşuyor. bu da filmi özel kılıyor gözümde..

    Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, son yıllarda izlediğim yerli filmler arasında en etkileyici ve en naif filmlerden biriydi..

    Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmi bize hepimizin "insan" olduğunu, şehirlinin köylüden üstün olmadığını/olamayacağını hatırlatıyor..

    filmle ilgili bazı anekdotlar paylaşmak istiyorum.

    Kadrosunun tamamı amatör oyunculardan oluşmaktadır.

    filmin geçtiği tepecik köyü yönetmen ahmet uluçay'ın kendi köyüdür.

    filmin Yapım sorumlusu Ezel Akay, Neredesin Firuze'den elde ettiği gelirin bir kısmını bu filme yatırmıştır.

    ahmet uluçay, Köylerine gelen gezici bir film ekibi sayesinde sinemayla tanışmıştır. 12 yaşındayken arkadaşı İsmail ile bir sinema makinesi yapmıştır. bu filmde mehmet'le recep de benzer bir film makinesi yapmaya çalışmıştır.

    filmi her anlamda çok başarılı bulduğumu ve beğendiğimi söylemek istiyorum. kesinlikle izlemeye değer..

    aşağıda filmden bazı detaylara değineceğim. izlemeden önce ayrıntıları öğrenmekten hoşlanmıyorsanız aşağıda yazılanları okumanızı önermem..

    --- spoiler ---

    filmde Recep’le Mehmet’in sinema yapma tutkusunu ailesi dahil kimse desteklemez, üstüne bu fikirlerine kesin tavırla karşı çıkarlar. Çünkü sinema yapma çabaları çevrelerindeki kişilere göre beyhude bir çabadan hatta delilikten başka bir şey değildir. Kasabanın fotoğrafçısı ve sinema salon işletmecisi gibi bu sanata yakın olanlar dahi Recep ve Mehmet’e sinemayla uğraşmamalarını, bu sevdadan vazgeçmelerini telkin eder. ayrıca recep’in annesine göre şeytan icadıdır sinema. gelenekçi ve dinle bastırılmış toplumlarda sinema resim, fotoğraf ve benzeri olgulara çoğunlukla karşı çıkılmaktadır. buralarda sinema gibi "boş işler"le uğraşmak yerine "doğru düzgün" bir işle uğraşılmalıdır. ayrıca sinema, fotoğraf gibi uğraşlar "köylü"lerin anlayacağı, becerebileceği bir uğraş değildir pek kişinin gözünde. bir sahnede receple mehmet kamera sormak için kasabada bir fotoğrafçıya girerler. fotoğrafçı onları kovar. recep de köylüler ağır işlerde çalışsın, fotoğrafları kasabalılar çeksin diyerek tepki gösterir. recep’le mehmet’in sinema yapma konusunda tek destekçileri ise "köyün delisi"dir. recep’le mehmet’in tutkusuna, hevesine desteğin sadece "deli"den gelmesi ise yukarıda bahsettiğimiz bakış açısına bir eleştiridir âdeta.

    --- spoiler ---