karaciğer

  • karın boşluğunun sağında yer alan, iç organların en büyüğü olan, öd salgılayan, şeker depolayan, açık kahverengi organ.
  • En büyük düşmanı içki olan organ.
  • Vücudun emektarı.
  • Ben de hiç bir rengi kalmadı.
  • yarısı alınsa bile kendini tekrar tamamlayabilen mucizevi organ.
  • uğruna pablo neruda'nın şiir yazdığı organ. yaptıkları saymakla bitmez. mühendislik harikası resmen.
  • Bu canıım organımız kendini yenileme özelliğine sahip olduğu için erken tesipitte kanser gibi illet bir hastalığı yenebilir. Bu arada karaciğer yağlanmasına dikkat arkadaşlar, yediğimize içtiğimize dikkat edelim, bu canım organımızı yormayalım.
  • antik dönemlerde duygulara ev sahipliği yapan ve her şeyin merkezi kabul edilen organ. çinliler karaciğere ruhun uyuduğu ve rüya gördüğü yer diyorlarmış. karaciğerin korunmasından mısır'da horus'un oğlu amset, roma'da büyük tanrı jüpiter sorumluydu. etrüskler kurban ettikleri hayvanların karaciğerlerinden fal bakıyorlardı.

    bilinenin aksine zeus'un prometeus'u cezalandırmak için gönderdiği akbaba onun kalbini değil karaciğerini yiyordu. ancak bu karaciğer her gün yenileniyordu ve bu prometheus'un ölümsüzlüğünün kanıtıydı.

    ek olarak dana ciğerinin sotesi de zeytinyağında çok güzel olur. *
  • insan vücudundaki rejenerasyon *yeteneği en yüksek olan organdır.