hayvan çiftliği

  • (bkz: george orwell) tarafından kaleme alınmış; bir çiftlikte hayvanların çiftlik sahibine karşı baş kaldırışını ve sosyalist bir yapıya kavuşup adaletli bir hayata başlanıldığı, çiftliği yöneten domuzların keyfi uygulamalarından sonra yok olan huzurun anlatıldığı; günümüz siyasetçilerinin ve halkın aynası görevini üstlenen kitap.
    not : yönetici olan domuz napeleon'un stalin'i temsil ettiği söylenmektedir.
  • Çok fazla güzel bir kitap. Dokundurmalarıyla iğnelemeleriyle kendini çok güzel okutturuyor.
  • animasyonuda olan kitapdır.
  • George Orwell adlı yazarın ün yaptığı başlıca kitaplarından birisidir. 17 Ağustos 1945'te ilk defa yayınlanan kitabında komünizmi çok şiddetli bir şekilde eleştirmektedir ve nasıl sonuçlar doğurabileceğini kaleme almıştır. İnsanlar yerine hayvanları kullanır kitabında anlatımına okuyucuların farklı bir açıdan bakmasını sağlamak için. Her insan tipini ayrı ayrı bir çiftlik hayvanına atamıştır kendisi.

    kitabın ilk çevirisini Halide Edib Adıvar yapmıştır.
  • Mutlaka okunması gereken romandır
  • --- spoiler ---
    "İnsan üretmeden tüketen tek yaratıktır.
    Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur,
    tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz.
    Gene de tüm hayvanların efendisidir."
    --- spoiler ---
  • George abimizin mükemmel bir sembolleştirme yaptığı, bol göndermeli, giydirmeli kitabıdır. Yaklaşık 4 saatte bitti ve inanılmaz bir tesiri oldu.

    --- spoiler ---
    " hayvanlar eşittir, bazı hayvanlar daha da eşittir."
    "Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı."
    --- spoiler ---
  • 1984'e göre daha hafif bir kitap olsa da halkı yöneten yalancıların yalanlarına diğer çiftlik hayvanları gibi kandığımızı bi kere daha çarptı yüzüme. Bir kişinin lafıyla nasıl kardeş katili olduğumuzu, ağzı laf yapan bi şarlatan karşısında sorgulamadan hakikatimizi sattığımızı... Yönetim sistemleri eleştirisi üzerine bir kitap ama ben bizi gördüm daha çok, üzgünüm.
  • bir çiftlik.
  • güzel bir çiftlik. askere giderken "yasaklı" olma ihtimalini düşünebileceğim kadar gerçekleri anlatan bir kitap. bugün okusanız ve ardından farklı ülkelerdeki son 20 senenin iktidarlarına baksanız kesinlikle örneklerini görebileceğiniz şeyleri okursunuz kitapta.

    tavsiyemdir.
  • bugün bitirdiğim güzel kitap. stalinizm'i kendi evreniyle iyice benzeten bir kitap.

    sıradaki hedefi belirtmeden geçmeyelim

    (bkz: küçük prens)
  • " hayvanlar eşittir, bazı hayvanlar daha da eşittir."
  • gözümde bir "1984 " olmayan/ olamayan george orwell eseridir.
    sevemedim bu kitabı ben.. tabi ki öğrencilere bunu söylemiyorum. okuyun evlatçığım, diyorum.
  • g. orwell tarafından yazılmış, sosyalizmin ikiyüzlülüğünü gösteren, george orwell'a göre bir peri masalı.
    george orwell ispanya iç savaşı'nda ispanya'ya gitmiş, ve sosyalizm altında ne kadar güzel yönetildiğini görmüştür. gönüllü olarak sosyalistlerin tarafında, marksist işçi birlik partisi milisine yazılarak savaşa katılır. cephede yara alınca cephe gerisine gönderilir. ancak o savaştayken dünya değişmiştir. o eski herkesin eşit olduğu sosyalizm gitmiş, yerine sovyetler birliği propagandası sonucu ortaya çıkan bir sosyalizm gelmiştir. kısa süre sonra, sovyetler'in de desteğiyle ispanyol komünist partisi, poiltik bir temizliğe girişir. marksist işçi birlik partisi yasadışı ilan edilir. yabancı uyruklu birçok asker tutuklanır, veya -orwell gibi- ülkeyi terk etmeye zorlanır.

    --- spoiler ---
    kitapta da anlatılan aynen budur. ilk başta domuz snowball harika bir sosyalist rejimle hayvanlara önderlik etmiş, kendilerine çok kötü bakan çiftlik sahibini kovmuş, ardından çiftlik için elinden geleni yapmıştır. bir değirmen inşası için çabalamış, insanlar tarafından saldırıya uğrayan çiftliği mertçe savunmuştur. mecliste konuşma yaparken, diğer domuz napoléon ile mecliste atışırken köpekler snowball'u kovalamıştır. snowball kaçarak canını kurtarmıştır, ancak çiftlikte durumlar kötüdür. napoléon tarafından yönetilen çiftlik yine sosyalist rejimle yönetilmiş, ancak çiftlik sadece daha da kötüye gitmiştir. domuzlar kendilerini burjuvazi'den saymış, ve tayınlarını artırmıştır. meclis kapatılmış, hayvanların özgürlüğünün simgesi olan ingiltere'nin hayvanları marşını söylemek yasaklanmıştır. hayvanlar ikide bir "çok yaşa yoldaş napoléon" demeye zorlanmış, napoléon yüceltilmiştir. eski lider snowball'u kötüleyen propagandalar yapılmış, onun insanlarla olan büyük savaşta insanların tarafında olduğu söylenmiştir. yaşlanmasına rağmen üç at gücünde olan güçlü at boksör, çalışma esnasında yaralanmıştır. emekliliği için gün sayan at boksör, ahırında inzivaya çekilmiş dinlenmektedir. yönetici kadrosundaki domuzlar boksör'ü bir fabrikaya satmış, karşılığında gelen parayla şarap almıştır. boksör'ü satarak kazandıkları parayla şarap alan domuzlar, o gece sattıkları boksör'ün şerefine içmiştir.
    --- spoiler ---
  • birçok mesajlar veren bu kitabı anlatmak, özetini çıkarmak bir hayli zor.
    zira her satırı derin anlamlar içeriyor ve satırların arasını da okumak gerek tabi.
    çoğumuz kitap okurken bazı yerleri özellikle işaretleriz çeşitli nedenlerle.
    bu kitaptan neleri işaretlemişim diye baktım da...

    "İnsan ile hayvanların ortak çıkarı vardır, birinin dirliği öbürlerinin de dirliğidir", diyen çıkabilir. Onlara sakın kulak asmayın. Hepsi yalan. İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez
    İnsan üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de tüm hayvanların efendisidir.
    İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez.
    Bu hayatta başımıza gelen tüm kötülüklerin insanların zorbalığından kaynaklandığı gün gibi açık değil mi?
    Şunu da unutmayın ki, insana karşı savaşırken sonunda ona benzememeliyiz. Onu alt ettiğimiz zaman bile, onun kötü alışkanlıklarını benimsemeye kalkmayın.
    Er geç bir gün gelecek, zorba insan devrilecek.
    Ciğeri beş para etmez, asalak insanlar...

    Özgürlüklerini savunmayanların ödedikleri bedel ağırdır.
    Evet yoldaşlar, yaşadığımız hayat nasıl bir hayattır?
    Şu kısa ömrümüz yokluk içinde, sabahtan akşama kadar uğraşıp didinmekle geçip gidiyor.
    Ülkemiz, topraklarında yaşayanlara düzgün bir hayat sunamayacak kadar yoksul mudur?
    Bu isyanın ne zaman başlayacağını bilmiyorum, bir hafta sonra da başlayabilir, yüz yıl sonra da, ama şu ayaklarımın altında gördüğüm samanlar kadar emin olduğum bir şey var: Er geç adalet yerini bulacak.
    Duygusallığa gerek yok, yoldaş. Savaş, savaştır. En iyi insan, ölü insandır.
    İnsan. Tek gerçek düşmanımız insandır. İnsanı ortadan kaldırın açlığın ve köleliğin temelindeki neden de sonsuza kadar silinecektir yeryüzünden.

    Napoleon tek bir özgün düşünce bile geliştirmiyor, Snowball'un tasarılarının hiçbir işe yaramayacağını sessizce çevresine yayıyor, sanki uygun zamanı kolluyordu.
    Az sonra köpekler de koşarak geldiler. Bu canavarların nereden çıktığını ilk başta kimse anlayamamıştı, ama çok geçmeden gerçek ortaya çıktı. Bunlar, Napoléon'un annelerinden ayırıp özel olarak yetiştirdiği yavrulardı.

    Dışarıdaki hayvanlar bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirinden ayıramıyorlardı.
    Yalnız bugünkü hayatın acı ve yoksul olduğunu, aç kaldıklarını, soğuktan üşüdüklerini, uyudukları zamanın dışında boyuna çalıştıklarını biliyorlardı. Fakat şüphesiz geçmiş günler daha kötüydü. Böyle olduğuna inanmak onları memnun ediyordu.
    Squealer gönüllere su serpmeyi çok iyi beceriyordu. Kuşkusuz şimdilik tayınları yeniden ayarlamak zorunda kalmışlardı. (Squealer hiç bir zaman ‘kısıntı’ sözcüğünü kullanmıyor , ‘yeniden ayarlama’ demeyi yeğliyordu.)

    Napoleon. "Bir kez daha şerefe kaldıracağız bardaklarımızı, ama bu kez Hayvan Çiftliği'nin şerefine değil! Bardaklarınızı ağzına kadar doldurun. Haydi bakalım, beyler: Beylik Çiftlik'in şerefine .
    Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir.
    Gene o sıralar, yeni kurallar getirilmişti: Bir domuz ile başka bir hayvan yolda karşılaştıklarında öteki hayvan kenara çekilerek domuza yol verecek ve bütün domuzlar pazar günleri kuyruklarına yeşil kurdele takma ayrıcalığına sahip olacaklardı.
    Tek aday olan Napoleon oybirliğiyle başkan seçildi.
    “ Napoleon her zaman haklıdır .”