filozof şem-ma


  • bir savaşçı ile(yamtar), ilk defa karşılaştığı çinli bir filozofun ilginç diyaloglarına vesile olan, roman kahramanı.
    ...
    – hocam ünlü çin filozofu çao-lien. ben de onun çırağı filozof şen-ma. hocamdan ayrılalı dört yıl oldu. her yeri gezip insanlara doğruyu öğretmeğe çalışıyorum.

    yamtar merakla sordu:

    – sen dört yıl öncesine kadar çırak mı idin?

    – evet!

    yamtar acıyarak baktı:

    – bana bak çinli! seni kırmak istemem, sözlerime gücenme ama pek beyinsizmişsin.

    – neden?

    – sakalın ağarıncaya kadar çırak kalırsan sana uslu kişi denmez ya.

    – bilim ve felsefe çabuk öğrenilmez.

    yamtar yine güldü:

    – canım! çin işinin güçlüğünden nolacak? kılıç savurmaktan da daha güç değil ya…

    – daha güçtür.

    – daha mı güçtür? öyleyse sen yaman bir bahadır olacaksın. istersen gel seninle bir kılıçlaşalım. ama şimdi kılıcım yok. en iyisi gel seninle güreşelim.

    – ben güreş bilmem.

    – bilim ve felsefe güreşten daha güçlü diyorsun. kolayını bilmeden gücünü nasıl öğrendin?

    – çünkü güreş faydasızdır. bilim kişiye çok şey öğretir

    yamtar’ın canı sıkılmıştı:

    – siz çinliler her şeyi biliriz sanıyorsunuz. tarla bellemeyi yalnız kendimiz biliriz sanırsınız. bana bu işi öğretmek için de bilgili bir çinli gelmişti ama ben ondan daha iyisini bildiğimi kendisine gösterdim. senin bilim, felsefe dediğin de böyle saçma bir şey olacak. ben iyi ok, attığım, ata bindiğim halde karınımı doyuramıyorum. senin felsefe dediğin nesne benim açlığımı giderir mi? sen bana onu söyle.

    – elbette giderir.

    yamtar sevincinden bir irkildi. çinliye doğru bir adım attı:

    – çabuk söyle: şu felsefe nedir? tez davran da şu yere batası açlıktan kurtulayım.

    çinli yine gülümsiyerek cevap verdi:

    – bu bir günde olacak iş değil. bunun için uzun zaman ders almak, öğrenmek gerek