erkeklerin detay vermekten kaçınma hastalığı

  • Hayatı yüzeysel yaşadıkları için olabilir. Ben bu konuda oldukça sağlıklıyım.
  • Konuşmaktan pek haz almadıklarını içindir.
    işi daha ileri götürüp nasılsın sorusuna bile zorla cevap verenleri gördü bu gözler. Onlarına da öyle seviyoruz. Ne yapalım?
  • Bir noktadan sonra çok sinir bozucu olandır. Sohbet muhabbet bir türlü ulaşması gereken sonuca ulaşmaz. En basiti Akşam eve gelince “nasılsın, naptın bugün?” E ortalama bir cevap beklersin. O da Yok. E ağızdan kerpetenle laf almaya uğraşmayı kimse istemez. “Konuş be adam!” diyesin gelir de, onun yerine “peki :)” der mutfağa gidersin. *
    Böyle böyle kadın sessizleşir, kendi kabuğuna çekilir. önceleri adam farketmez. Sessizlik o kadar yıpratıcı olmaya başlar ki adam fark ettiğinde çok geç kalmıştır.
    Mesela detay değil de, bir şeyler paylaşamadıktan sonra neye yarar Yanyana durmak?! Ben ki sessiz bi insanım; ben bile tahammül edemiyorsam. Diğerlerini düşünemiyorum.

    Basit bi örnek vereceğim. Siz deyin hangisi normal?

    A:adam
    K:kadın

    K:” hoşgeldiiiiiiin! Nasılsın,nasıl geçti günün?”
    A:” berbat.” Deyip kıçını dönüp yatmak yerine;

    K: “hoşgeldiiiiiiiin! Nasılsın, nasıl geçti günün?”
    A: “ berbat. İş yerinde bir arkadaşla ilgili bir problem çıktı. Canım sıkkın o yüzden. Sonra anlatırım olur mu?!” Demek çok zor değil.

    Çünkü birinci diyaloğu gerçekleştirdiğinizde kadın kafasında “noldu, ne bitti, neden, niçin, nasıl, ben mi bir şey yaptım acaba?” Diye 8 sezonluk bol entrikalı günlük tv dizisi senaryosu yazıyor. Haberiniz olsun. Üç cümle. Kadınların içindeki o kız çocuğunu öldürmeyin. Üç!
  • insanın bir süre sonra keyfi kaçıyor. detay veremiyorum bazen. çünkü karşımdaki çok sıkabiliyor beni. konuyu özet geçiyorum. detay verirken bunalabiliyorum. değişebilir belki nedenler erkekten erkeğe. fakat benimki bu.
  • Ulan ben erkek mi değilim acaba?

    Ben olayı en detaylı haliyle anlatırım. Karşımdaki beni yanlış anlamasın diye en ince ayrıntısını veririm.

    (bkz: Bilemiyorum altan)
  • çeşitli sebepleri olabilir.
    - karşı tarafın senin içsel sürecini anlayamayacağı inancı (bazen ben)
    - karşı tarafın yorumunu/görüşünü çok da merak etmiyor olmak
    - gereksiz gördüğü detayları konuşmaktan erinmek (ben)
    - sorgulanma psikolojisiyle minimum konuşarak kaçınmak
    - sakladığın bir şeylerin olması
    - canı sıkkın olmak
    - öküzün teki olmak
    ...
    ..
    .

    Ve bin tane daha bulunabilir.
  • bazen benim de yaşadığım durum. bunu cinsimin tüm bireylerine ait bir özellik olarak görmesem de bazı anlarda kendimle ilgili konuşmak istemediğim oluyor. bunun tersi durumunu da kadınlara atamanın da aynı şekilde hatalı olabileceğini düşünüyorum.

    detay vermekten kaçınmak, erkek veya kadın fark etmeden, anlatabileceğim hiç bir şeyin örneğin "ölüm" gibi bir konudan daha önemli olamayacağı kanısı ile de ilgili olabilir.
  • Etraflıca anlatayım, (bkz: yok bişey) veya (bkz: öyle işte )
  • Her bir detayı veririm, fazla detay veririm, rahatsız edici derecede fazla detay veririm. Böyle bir hastalık benim nezdimde yoktur.
  • hastalık olarak tanımlanması yanlış olan bir alışkanlık türü.
  • ya hastalık detay vermekte değilde detay istemekteyse ?
  • Genelde lafı ağızların cımbızla almak deyimine uyarlar. Şahsen abim vücut bulmuş halidir.
  • konuşmanın çözüm olmadığını anlayan erkek tipidir
  • (bkz: kısmet)