en sevilen satırlar

  • “Gençsin.
    Yaşın yirmi.yüzünde acıdan iz yok.ellerin titremiyor,hayatında bir kere bile sigara içmemişsin.ciğerlerin kadar temiz bir kalp ile kadın oluyorsun.annenden öğreniyorsun kadın olmayı.zaten her kız annesinden öğrenir kadın olmayı.bunu sen de biliyorsun.
    Kapı aralanıyor.
    O giriyor.
    Bak dünyan nasıl da sarsıldı yerinden!
    Yan yana büyüyor,deniz kenarında uyuyorsunuz.saçlarında deniz,saçlarında kum.sen büyüyorsun,büyürken onu da büyütüyorsun.sen büyürken onu da..büyüttün değil mi?büyütüp ellerinle başka bir kadına verdin.
    ‘Al,bak sana veriyorum.yıllar sürdü büyütmem.şimdi senin!’ “
    (bkz: Kafkaokur)
  • “En çok akşamları duyuyorum zamanın acısını.bir kandilin yağı bitmiş de fitili yanıyormuş gibi garip bir is kokusu yayılıyor eşyalardan.eskimeyi hiç bu kadar yakın ve yoğun yaşamamıştım.duvarlar bir sünger gibi emiyor gün boyu sokaklardan topladığım sesleri.ışık,sevinç ve hareket yerini koyu bir gölge,bir dip yalnızlığına bırakıyor.geriye bir iç çekiş,bir uğultu,bir sayıklama gibi kendi sesim kalıyor,aynalara buğular düşüren.kitap,şarkı,sigara..sığındığım ya da kaçtığım her şey anılarla sevişip ayrılıkla çiftleşerek yerleştiğim oyuğu büyütüyor.bir odadan ötekine geçerek ne kadar yatıştırılırsa yalnızlık,o kadar yatıştırıyorum.dalgınlığın tavanlara çizdiği resimleri bir görsen..birinde bir kadın yaz günleri gibi gülümsüyor,birinde bir çocuk yağmurlarla yarışıyor,bir adam,üstünde gökkuşağının yedi rengi,sular,ekinler ve toprak damlardan uzak kentlere yola çıkıyor ötekinde.uzaklığın anlamını yitirdiği bir esrimeyi,bir büyüyü yaşıyor insan.”
    Şükrü erbaş
  • Kabına sığmaz olunca bana koşardı eskiden, şimdi bunu yapmıyor;
    kırgın.
    Kırgınlığının nedenini çözemiyorum bir türlü,
    artık gözleri çok uzaklaştı,
    okunmuyor.
  • “Koyup gitmek var ya şu dünyayı / Kahveleri, tavşankanı çayları / Kitapları, dergileri, ozanları / Çatılardan dökülen mavi şarabı / Bedava meyhanesinden gökyüzünün” (…) “Biliyorum başka dünya yok / Varsa yoksa bu dünya / Biliyorsun demir, kalsiyum, azot / Hepsi var yattığım yerde / Ama ben yokum gül türküsü söyleyecek / Hayat yok, en güzel biçimi örgütlenmenin”
  • bir

    iki

    üç

    (bkz: kurşun gibi ağır)
  • "İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. Olmak istedikleri ama olamadıkları kişiyi anlatırlar."
    (bkz: aylak adam)
    (bkz: yusuf atılgan)
  • "Kaybolan ne varsa onlarda, onlarla
    geçen günlerden birinde, geçmişte
    kaybettim işte, zaman sustu.
    Zifiri karanlık bir mağarada
    ürkek bir yosun ışıdı, kayboldu."
    (bkz: süreyya berfe)
« / 2