devlet halk için mi halk devlet için mi var sorunu

  • Eski Türkler de devlet halk için vardır.
    Osmanlı da ise bu anlayış devam etmiştir.
    Tarihimiz de ve günümüz de ise zaman zaman halk devlet için vardir diye düsündürten yöneticilerimiz olmuştur.
    Fakat türkler özgürlüklerine düşkündür.
    Yani diyeceğim o ki er ya da gec herkes hakettiğine dönecek.
    Ne demisler bu dünya sultan süleymana kalmadı, size bize kalmaz.
  • düzgün ülkelerde ikisi bir bütündür.

    halk devleti oluşturur. devlet halka hizmet eder.

    bunu beceremeyen vasat altı ülkeler oturup bunu tartışır.

    sistem çok basittir. halk çalışır, belli bir miktarda devlete ödeme yapar. devlet ihtiyaçlarına göre bu vergilerden harcama yapar. fazla aldıysa geleceğe yatırım fonu oluşturur veya iade eder, eksik aldıysa bunu bildirir ve arttırıma gider. işin temelinde her daim emek ve üretim vardır. üretimin ve gelişim olmadığı ülkelerde ise sistem şöyle işler; devletin otoritesi halkı sömürür, köpek gibi çalıştırır, yetmez daha çok çalıştırır. köpek gibi çalışmaya alışan halk, hakkından daha azını kabul eder ve "şükür" perdesinin arkasına saklanır. hak aramaz, hukuk bilmez. çarklar geç işler, erkler önemsenmez. kaos hakim olur, dokunmayan yılan bin yaşar.
  • devlet halk içindir. aksi durumda devleti yaşatmak için halk gereksiz zulümlere göz yummak zorunda kalacaktır. kendi yaşam standartlarını düşürecektir. bize yararı olmayan bir şeyi neden yaşatmaya çalışalım? devlet halkını koruyacak kollayacak yaşam standartlarını artıracak önce halkını düşünecek. yoksa o güzelim devleti, halk kum torbası niyetine kullanır şaşar kalırız.
  • Devlet halk için vardır. Bunun başka bir açıklaması olmamalı.
  • Teorik sorunlardan biridir. Pratikte bir cevabının olması bir işe yaramaz. En iyisi hem haklı hem devleti ortadan kaldırmaktır diyerek içimdeki anarşiki buraya bırakıyorum.
  • Devlet, bizim yani halkın oluşturduğu bir organizasyondur. Bizim için, biz istediğimiz için biz istediğimiz surece vardır. Ona, güvenlik, adalet, ve diğer temel ihtiyaçlarımızı karşılaması için güçlerimizi devrederiz ve bunun yaninda vergi veririz. O da bizim için (vatandaş ayırt etmeksizin) güvenliği, adaleti ve diğer birtakım ihtiyaçları tesis eder.

    Hepimizin ortak birkaç derdi vardır. Yasamak insanca. Beslenmek, barınmak, güvenlik, adalet, sosyal ihtiyaçlar. Hepimiz bunların tesisi için var gücümüzle çalışırız. Devletten beklediğimiz de bunları sağlamasıdır. Fakat sonra ideoloji diye bir şey çıkar ortaya. Sanki bu temel ihtiyaçlarımızın tümünden daha önemliymiş gibi davranırız ona. Biz ac gezelim, biz gerekirse güvende olmayalım ama ideoloji bayrağımız göklerde dalgalansın gibi salak bir düşünceye kapılırız. Aslında bu aşamada insan olduğumuzu ve devleti bizim kendimize hizmet etsin diye oluşturduğumuzu unuturuz.

    Boyle unutkan milletler farkında olmadan devlet aygıtını kendinden ustun görmeye baslar. Boyle olunca da siyasi iktidar her kim ise, bu unutkan şahısları devlet adına kendi çıkarları için kullanmakta bir beis görmez. Bu konuda bkz. Vermeye gerek duymuyorum.