cümle arasına ingilizce kelime serpiştiren insan

  • genelde plaza dili olarak da bilinir. ağzını yayarak konuşması bir yana, anlamsız bir ingilizce kelimeyi cümlenin ortasına sokuşturur. pis pis sırıtır. evet gözünüzde az çok canlandı bu tip.
  • Yurtdışında yaşayan ve Türkçeyi az kullanan insan olabilme ihtimali de yüksektir. Çok sık olmasa bile arada bir başıma geliyor. *
  • Bazı kelimeleri türkçe anlatmanız mümkün değil. Mesela entri demek yerine "yazar şu girisinde şöyle olmak murad etmiş" desem şöyle bir sırıtırsınız :-|

    Kelime mânâyı çağıştıran gösterge demektir. Eğer türkce'de sizin o şeyi zihninizde canlandiracak argüman (bkz: aha gene sıkıştırdım) bulunmuyorsa mecbur kalıyorsunuz, yabancı kelimenin kapsayıcılığına sığınmaya.
  • Ben tabi ki bu tür insanlara respect duymak gerektiğini düşünüyorum.

    Çok itici oldu değil mi?
  • Bunu yapanları kesinlikle anlamıyorum? Hangi yüzyılda yaşıyorlar, unbelievable. swh

    Benim diyen ateistin bile “allah korusun” cümlesini kullandığı kadar normalleşti günümüzde, üzgünüm.
  • akademisyen bir guruba ders veriyorum (yağlıboya). çok ego kasan bir prof var. ve sıktı iyice. aba altından sopa göstererek, siz memnun değilseniz atölyeme gelmek zorunda değilsiniz, ya da başka bir hocaya verelim dedim.
    sayın hz prof geri adım attı. devam etmek istediğini filan söyledi. kapattık meseleyi. hazmedememiş galiba ara ara ingilizce konuşmaya başladı. aklı sıra beni ezecek. (küçüldüğü yetmiyormuş gibi bir de tüy dikti) bildiğim bir kaç kürtçe cümle ile cevap verdim. hı dedi. hı ya demiştim. dolayısıyla göt kafalı adamların eline ingilizce vermişler. çekmiş ağzına emzik yapmış.
  • “Siz Türkler nasıl söylüyor” diyen insandır. Türkçe konuşabilen yabancı bir kimsedir. *

    Şöyle ki;
    İstanbul çok historical şehir. hava foggy bugün. Sen çok cool bugün.
    gibi örnekler çoğaltılabilir.
  • ağzının ortasına kürekle vurma hissi uyandıran insandır.
  • bunu itici bulalara; "hey, it's me again" diye seslenmek istediğim, benim de aralarında bulunduğum kişilerdir. bence sakıncalı, yanlış ya da itici bişiler yapmıyolardır.

    (bkz: şahsım)dan örnek verecek olursam; muhabbetimin gidişatına göre, cuk oturan yerlerde sevdiğim bir şarkıdan, diziden, filmden ingilizce tümceler atarım araya zaman zaman. o tümce attığım kişi anlarsa; "ooo, ortak bir nokta" derim açıkçası. anlamazsa da açıklarım yani gocunmam. bence zararlı ya da kötü bişi değildir. benim ilk patronum; abd'de üniversite okumuş, orda çalışmış bir kişyd, alıştım, yadırgamayı bıraktım diyelim (:
  • kültür emperyalizminin en hüzünlü sonucudur. insanlar bunu seve seve yaptıklarını görünce bir kat daha üzülürüm. atıyorum bir bilgisayar programının türkçeleştirilmemiş bir terimini kullanmayı ben utana sıkıla yazarken bunu bir tarz haline getirmiş insanları görünce kahroluyorum. yurtdışında yaşayanlar da dillerini koruyabilirler. bakıldığında dil haricinde pek bir şeyimiz yok. zamanla evrensel bir dile geçilirse bile bu böyle serpiştirmelerle olmayacaktır.
  • Yabancı Amerikan özentisi dir
  • özentilik falan değildir. mesleğe göre değişen bir durumdur. mütercim-tercümanlık öğrencisi olduğum için akademik konularda veya verilen ödevlerde, günlük hayatımda kullanmak zorunda olduğum terimleri bolca barındırmaktadır.
  • Sırf hava olsun diye yapanların bana itici gelen tarzı
  • Artist, ezik insan hareketidir. Abi türkçesi varken değil mi? Hele bir de almancı tarzı aman yarabbi!