blog yazmak

26 entry daha

  • gelen yorumlarla sevinmeyi içerir. Gelen yorumlarla duygulanmayı gerektirir. Yazdığınız için tebrik edildiğiniz zaman yazma hevesinizi artırabilir. Kısacası, blog yazmak müthiş bir histir. En zor zamanınızda yazdığınız uzunca ve mantıklı yazıları hatırlayabilirsiniz. Yeni şeyler denemek için daima cesaret bulabileceğinizi gösterir. Blog yazmak, özel bir duygu içerir. Bunu yalnızca, blog yazan diğer insanlar anlar. Yazarlara saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum. Düzenli yazanları düzenli takip ettiğimi belirtiyorum. Yazanın ömrü uzasın...
  • acizane ben, yazmaması gerektiğini tavsiye etmek yerine; okumalarını, imlâ ve noktalama kılavuzuna başvurmalarını, bulmaca çözmelerini; kuralına göre oynamalarını, estetiğe önem vermelerini tavsiye ediyorum.
  • Hobi amaçlı yaparsan yeme de yanında yat olur. Ancakk ben para kazanayım diye bir kaygıya girersen ızdırap olur.

    Blog yazmak günlük tutmanin bir üst versiyonudur. Günlükte kendi kendine olursun ve en içten samimiyetinle. Blog yazarken ise kendine kendine olmanin yaninda herkes olur ancak samimiyet bozulmaz. Gonulden gelerek yazildigi için okuyanda ve yazanda ayrı bir tat olusturur. Özellikle yillar sonra yazilarinizi cocugunuz gibi gormeye baslarsiniz.
  • bağımlılık yapar.
  • Gerçekleştirmediğimde rahatlayamadığım hede.
  • Blog yazmak, kimi zaman en güzel terapidir, kimi zaman yardımlaşmadır, kimi zaman birbirini tanımayan insanların birbirlerine destek olmasıdır. Gelen olumlu bir yorumla mutlu olmaktır. Kimi zaman da içinde kıskançlık, sevgisizlik, haset taşıyan nobran kişilerin saldırgan yorumlarıyla insanlık adına utanç duymaktır...
    Çocukken gizli gizli günlük tutan herkesin birgün mutlaka tanışacağı eylemdir blog yazmak. Önceleri utana sıkıla, sonraları haykırmaktan çekinmeyerek düşünceleri yazıya dökmektir blog yazmak.
    Blog yazmak, genel yayın yönetmeninin, baş yazarın, köşe yazarının, editörün, fotoğrafçının, halkla ilişkiler uzmanının sorumluluğunu tek başına alarak bir gazete çıkarmaya da benzer. Gazetede tiraj, blogda tıklanma sayısı olur, okundukça kendinizi iyi hissedersiniz.
    Blog yazmak kimi zaman yorar da insanı. Binlerce e-posta gelir, yazdığınız konuda sizden yardım isterler. Önceleri büyük bir iyi niyetle her bir e-postaya yanıt verirsiniz. Bir teşekkür bile edilmez genellikle bu çabanız karşılığında. Sonraları, yani insanları kullanma meyilli kolaycıların blog yazarlarından çıkar umduğunu fark ettiğinizde, insanlığınızdan bir kez daha utanırsınız...
    Aslında sosyolojik gözlem yapma yeridir de bloglar. Yaşadığımız dünyanın, yaşadığımz ülkenin yansımasıdır da blogosfer. Benciller mi dersiniz, arkadaşının reklam almasını kıskanıp ona çamur atmaya çalışan blog yazarları mı dersiniz, nezaket ölçüsünü kaçıranlar mı dersiniz, kendi aralarında gruplaşanlar mı dersiniz, blog arkadaşlığını realitede de sürdüren keyifli dostluklar mı dersiniz, kendini otorite olarak görenler mi dersiniz, duygu dünyasında yüzenler mi dersiniz, yani kimi ararsanız bulursunuz bloglar arasında. İşte bu yüzden blog yazmak, insanın kendisiyle ve yaşadığı toplumla yüzleşmesini de sağlar.
    blog yazmak size muhteşem olanaklar da sunar. Mesela blog yazdığınız için iş bulursunuz, ya da dizilerin filmlerin galalarına katılırsınız. en sevdiğiniz yazarla söyleşi imkanı bulursunuz. Ben çok katıldım bu tür etkinliklere Hürriyet Bumerang sayesinde, şanslı blog yazarlarındanım.
    Ben mi, ben artık blog yazmadan yaşayamam sanırım. Blog yazmak, kahvaltı etmeden dışarı çıkmamak gibi bir alışkanlık oldu bende. Dün akşam izlediğim Lila Lila filminde söylenen gibi,
    "yazmamak, yazmaktan daha zor!" benim için artık..
  • son zamanlarda önemini yitirse de, değerini bilene değer katan dijital web günlüğü eylemidir.
  • önemli olan 2 şey vardır,
    -ne üzerine yazacaksınız
    -kimin için yazacaksınız

    bu ikisine karar verirseniz gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. okunma ve gelecekte bloga reklam alma amacıyla yazıyorsanız, kendinize konu başlıkları belirleyip sistemli ilerlemeniz takipçi sayınızı -ve dolayısıyla hitinizi- olumlu etkileyecektir. kendiniz için yazacaksanız tasarımı canınız sıkıldıkça değiştirmeniz sıkıntı değil fakat en azından yazım ve noktalamaya dikkat ederseniz blog ziyaretçilerinizin gözleri kanamaz.

    tasarımdan daha önemli bir şey de alan adınız, kısa ve akılda kalıcı bir şeyler olursa uzun yıllar kullanılabilir.
  • İnsanın yazmayı en çok sevdiği andır. Kişinin en çok sevdiği yazma nedenidir.
  • Her ne kadar ülkemizde Seo, Webmaster, Wordpress gibi konular üzerine yazılanların başarılı olduğu (adam seo yazıyor, başarılı olmasın mı?) bir eylem olsa da, güzel olan bir aktivite. Türkiye'de sosyal medya gelişimini biraz yavaşlattı. İnsanlar Facebook'ta, Twitter'da beyanat vererek yazma ihtiyacını biraz da olsa giderir oldu. Ama ben uzun vadede yine de blog yazmanın internet alışkanlıklarında önemini en az kaybeden olduğunu düşündüğümden yükselişe geçeceğini düşünüyorum.
    Pekçok blog çeşidi var şu anda. Yemekten, el işlerine, seyahatten, kitaplara kadar... Blog dünyasının güzelliği de burada... Hoşunuza giden her konuda ilgi duyabileceğiniz bir blog mevcut. Blog yazma konusunda da en büyük eksik ise bence ülkemizde yazar, şair, gazeteci eetiketli insanların bu işten bihaber olmaları. Belki de yazdıkları her kelimenin paraya dönüşmesini istiyor, belki de defalarca üstünden geçtikleri metinlerin dışına çıkmak istemiyorlar.
  • yeterli düzeyde kelime dağarcığına sahip olmayanların ve dil bilgisi kurallarından yoksun olanların yazmaması gerektiğini düşünüyorum.
  • Eğer yeni bir blog açıyorsan ve hiç bir bilgin yoksa doğru yerdesin. Benim de yoktu. Ama şuan 5 siteyi kontrol ediyorum. Nasıl mı oldu ? Çalışarak. Herhangi bir kitap okumuyordum. Küçüklüğümde de çok okumazdım. Sadece yazmak istedim ve zamanla geliştiğini farkettim. Başlarda kimse okumuyordu. Zaman geçtikçe bir sonraki yazın ne zaman gelecek diye bu çağda bile e-posta ile ulaşanlar oldu. İnsanı mutlu eden şeyler bunlar. Bir çok kişi kardeşim daha okumayı bilmiyon nasıl yazıcan diyenlere kulak asma. İnsan istediği zaman her şeyi yapar dostum. Öyle insanlar daima karşına çıkıcak. Sen yaz illa biri çıkar. Barış özcanın videosu vardı. Adam yıllardır yazı yazmış adamın yazısından film yapmışlar. Yılma kardeş
  • amacım kendime bir rutin oluşturmak, bir konuda disiplin etmek.
    zaman içinde kendimde gelişme görürsem "sabrettim, emek verdim, pes etmeden devam ettim ve başardım" dediğimi görmek için yazıyorum. böylece başka konularda da benzer deneyimleri kendime yaşatabilirim.
26 entry daha