sözlük yazarlarının şiirleri

  • Dönüş
    Çürümüş tahta penceremin pervazında
    kurumuş ekmek kırıntıları
    umutla beklediğim güvecin
    yine yok

    Aç artık perdelerini
    iki sahnelik bu oyunda,
    sende sıra...
    pencerendeki beyaz güvercini yolla
    benden çaldıklarınla...
    sonra dans et yalnızlığınla,
    öldüresiye.

    iki seçeneğim kaldı
    boşluklarını dolduramadığım hayatımda.
    az kullanılmış olanını seçeceğim.
    ve neden ölümü her düşündüğümde
    aklıma gelişini,
    kimseye söylemeyeceğim

    11.03.2002
  • Sevdalıyım
  • kelimelerin hepsi söylendiyse yeryüzünde,
    farklı zamanlarda ve farklı yüzlere
    o zaman söylendi diye kabul edilmez ki bence.
    her sözü herkes söylese
    her sözü herkes duysa, görse
    vazgeçmek gerekir mi?
    kelimeler tükenmedi ya söylenince,
    zaten yaratılmış değil miydi hepsi
    kullanıp atılmadı ki, kirlenmediler bile.

    (bkz: kelimelerim)
  • yok
    yoklar sardı dört yanımı
    duvarlar dahi çekildi hayatımdan
    yok
    yoklar, kalbimden sevgiyi çekip çıkaran
    yoklar kalbimi kaldı mı bir tek kırıntı diye
    yok olsalar ne değişir
    yok değilken de mutsuzdum ben
    ağlıyorum,
    kalbimden çıkan sevgiden sonra
    kalan boşlukları doldurmak için yaşlarla
    yoklar, yok oldu hatıralar
    geriye kalan sadece ağrı sızı
    ve iç acıtan duyumlar
    (bkz: 2012)
  • Hale
    Düşünüyordum da, yaşamak; ya iliklerine kadar acıyı ya da dibine kadar aşkı tattığında hissedilir en çok.
    Ya ölüm kendini hatırlatırken, ya da sen sürünmeye razıyken.
    Ya tüm gözler üzerindeyken, ya da sözler bile seni terk etmişken.
    Ya bitmesini dilersin, ya da sadece ağlamayı kesersin.
    Güneşin halesine girebilmek için tırmanmaktan yorulmuş, pes edip cehenneme düşmüştüm.
    Güneşe ihtiyacım olmadığını ise ancak ışık hüzmene tutulduğumda görmüştüm.
  • yağmur çiseliyordu
    bu da bana yetiyordu
    sokak lambasının ışığında fark ettiğim yağmur
    bana genelleme yapma hakkı veriyordu
  • çok diye ne biliyorsan
    benim için az
    az diye ne biliyorsan
    benim için çok
    öyle ya sen demiştin
    çok terssin bana diye
    tersleyip gitmiştin
  • seni düşünüyorum
    seninle gerçek dünyadan uzaklaşıp
    seninle mutlu olup
    seninle gülümsüyorum
    seni hiç görmedim, tanımıyorum
    platonik bile değilsin benim için
    belki de bu yüzden
    düşünüyorum
    mutlu oluyorum
    gülümsüyorum
    gelsen, bozulur mu hayallerim
    merak ediyorum
  • yalnızlığı tanımlayamıyorum
    ve anlatamıyorum yalnızlığımı
    nerede kelimelerim
    onca kitaptan toplamıştım oysaki
    tam da ihtiyaç duyduklarım gitmişler
    giderken anlatılamaz bir yalnızlık bırakmışlar bana
    öyle ya
    kime anlatacak ki diye düşündüler
    tek başıma kaldığımı düşündüler
    halbuki anlatılamaz bir yalnızlık verdiler bana
    ve şimdi biz
    şiir yazmaya çabalıyoruz
  • dalmışım
    seni düşünüyorum
    kendime geldim
    kendini de düşün dedim
    düşünmeye başladım
    dalmışım
    yine seni düşünüyorum
    kendime geldim
    senden olmayacak
    doğayı düşün dedim
    ne oldu ne olacak
    başlangıcı sonu
    enikonu
    dalmışım
    yine seni düşünüyorum
    kendime geldim
    doğayla da olmayacak
    ne düşünürsen ona çıkmaz
    düşün dedim
    dalmışım
    baktım yine seni düşünüyorum
    sana geldim
  • seni düşünmeli ayinler yapıyorum
    karşılaştırmaların çelimsizliğinden bıkıp
    deniz fenerlerine savaş açıyorum
    metaforik çığırlar açan kaldırımların
    dipsiz ayak altlığında savruluyorum
    ve akıldan geçirmeli ayinler yapıyorum
    ifadenin sonsuzluğuna bir eklenerek
    hem yok
    hem de o sonsuzluğa dahil oluyorum
    her gecenin bir şiiri
    her adımın bir mısrası
    ve her adamın da bir isyanı olmalı
    biliyorum
    gizli tapınaklarımda mumlar yakıyorum
    kalbimi tam ortaya koyup
    esaretten öte yollar arıyorum
    fesleğen tohumu
    defne yaprağı
    biraz da hanımeli
    var olan bütün efsunları teker teker deniyorum
    ve her gece
    seni düşünmeli ayinler yapıyorum
    halüsinasyon kararsızlığında salınan bir kısım hücre ile
    kendimi, zemberek titizliğinde bir hesabın ortasında buluyorum
    eylemsizlikle dalga geçer şekilde
    zamanın boyutsuzluğuna kafa tutuyorum
    bir kayanın gölgesine çadır kurmuş yabani ot
    bir cümlenin yolunu gözleyen nokta
    bir miktar da eve ilk giriş adımı
    ekmek ve su
    hem de her gece
    seni düşünmeli ayinler yapıyorum.




  • yürümek istiyorum,
    bir yere varmak değil amacım
    sadece yürümek,
    öyle boş, pervasız değil
    ya senle yürümek istiyorum,
    ya seni düşünerek sana

    aklıma gelenleri yazıyorum,
    ha bir de aklımdan çıkmayanları
    bunları sana yazamadım belki ama
    hepsini sana yazdım

    şu an mesela,
    yarını düşünüyorum seninle
    yarını, düşünemiyorum sensiz.
    he bir de çok acıkır mıyız yav, ne dersiniz?*

    diyorum ki havada duralım senle
    şahitlerimiz olsun ama
    hava çıksın mesela desin ki,
    40 yıllık havayım sizin kadar güzelini görmedim
    newton ters dönsün mezarında,
    nerden düştü o elma kafama desin
    ay dünyanın, dünya güneşin etrafında dönmesin
    ya da dönsün de utansın o saatten sonra
    hepsi şahidimiz olsun.
    hepsi şahidim, seviyorum seni

    27.5.17 05:20 soazeşt
    not: ağlamak yasak *

  • sekiz saatlik tren yolculuklarından sıkıldım
    Ben de özlemekten vazgeçtim
    Küçük sukkulentler edindim
    Gözyaşı ile besledim
    Ve sonra Özlemeyi özledim
    Vazgeçmekten, vazgeçtim
    Son üç pula, Herhangi bir çift bekledim
    Zar atmaktan sıkıldım
    Ben de oynamaktan vazgeçtim
    Karanlık kitaplar edindim
    Gölgeler misafir ettim
    Ve sonra oynamayı özledim
    Vazgeçmekten, vazgeçtim
    Dibi tutar korkusu ile her çorbanın başında bekledim
    Karıştırmaktan sıkıldım
    Ben de ara sıcaklardan vazgeçtim
    Vaktime vakit ekledim
    Akşam üzerlerini emrime amade eyledim
    Ve sonra mercimeği özledim
    Vazgeçmekten, vazgeçtim





« / 2