miyop olmak

  • kimi zaman tam bir işkencedir, özellikle kış ayları.

    kışı çok seviyorum. yağmurun, soğuğun hastasıyım. gel gelelim bi' yağmur yağıyor, gözlükler perişan. görüntü 4k iken bir anda oluyor sana 144p. bere sevmem. atkı da çok uzun geldiğinden buff kullanıyorum, ağzımı burnumu kapatıyorum sadece, nefes alıp verirken gözlük camları buğulanıyor.

    iyi yanı da yok değil. sevmediğin birilerini mi gördün? çıkar gözlüğü, her yer flu, her yer 144p.
  • kış aylarında iett ve özellikle fırın gibi yerlere girme. half life oyunundaki doktor gibi geziyorsun etrafta. şekil 1-A

    o camlar bir buhar yapıyor bir buhar yapıyor var ya, ne yap ne et geçiremiyorsun lanet şeyi. sonrasında tahsin bey'in üçüncü paragrafı devreye giriyor.
  • Uzaktan kardesini bile taniyamamaktir. Baskasini da kardesin sanip laf atmaktir.
  • Uzağı görememe durumu.
    Çözüm olarak gözlük kullanırken mekan değişimlerindeki buğulanma sorunu ve gün içinde sürekli gözlük silmekten bıkınca 9 sene sonra artık yeter dedim ve lens kullanmaya başladım. İnanın çok rahat ve kendi kendime ya senelerce niye bu eziyete katlandım acaba dedim.
    (bkz: kontakt lens)
  • Üzerine kısa film çekilebilecek bir dramdır. Net.
  • 2 derece miyopum. Lens kullanıyorum. Gözleri bozuk olmayan insanlara gıpta ile bakıyorum resmen. Lensleri takınca yaşamaya başlıyor gibiyim. Yaşam kalitem artıyor. Lenslerin de sıkıntısı bitmek tükenmek bilmiyor ama onlarsız olmaz tabi. Lazer çözüm diyenler olmuş. Haklı olabilirler ama gözler açık yapılan bir ameliyat beni korkutmuyor değil. Bir şeyler hissetmesem de her şeyi görecek olmak çok tırstırıcı bence
  • Uzaklara dalamamaktır.
  • uzakta duran kişiyi arkadaşın sanıp ancak dibine kadar gittiğinde onun düşündüğün kişi olmadığını anladığın durumlara vesile olan göz bozukluğu. bütün rezil anılarımın uzağı göremiyor oluşumdan kaynaklanması ise göz ardı edilemeyecek kadar ciddi bir rahatsızlık olduğunun kanıtıdır.
  • Uzağı görememenize neden olur. Acaba bunu miyop başlığına mı yazsaydım? Acaba biraz saksıyı çalıştırsa mıydım? Acaba?
  • Tahmin edildiğinden daha zordur. Gözlük takarım ne var demeyin. O bile yük haline geliyor. Karşı duvardaki saat uzak olmamasına rağmen görememek çok korkunç bir şey. 0..25 ile başlayıp 1.5 olan gözlere sahibim. Lise bitsin bi' çaresine bakalım artık.
  • Gözlüğe muhtaç yaşamaktır. Gözlüksüz 1 metreyi bile bulanık görmektir. İnceltilmese şişe dibi olacak gözlük camının şu inceltilmiş haliyle gözlükten taşmasıdır. Normalde at kadar olan gözlerin küçücük görünmesidir... Diye uzayan tanım silsilesini yazdırandır.
  • Tencereyle empati kurmaktır.

    Otobüse bindiniz. Gözlük buhar.
    Eve girdiniz. Gözlük buhar.
    Yağmur yağdı. Damlaları dünyadan önce görürsünüz.

    Ekleme: gözlüğümü seviyorum. Sanki bir parça saklıyor beni. Candır ya. Aslında miyopumu da seviyorum. Bulanik bakislarla, amacsizca yurumek gibisi yok. Sma yagmurlu havada sıkıntı. O kadar kusur da oluversin. :)
  • (bkz: ağlamamak için kendimi zor tutuyorum)
  • turist olarak bulunduğum ülkelerde vehametini anladığım göz bozukluğu. herkes görürken sen bariz ayrıntıları bile göremediğini farkedersin. yaşam kaliteni etkiler. gözlük sileceği ile adeta bütünleşirsin. derslerde en arkada oturmak artık bir hayal olmuştur. ekrana gözlüklerin olmadan bakamazsın adeta dünyan kararır. sabır gerektirir sabır.
  • uzağı görememe hastalığı. Genelde gittiği göze astigmatı da götürerek orada muhteşem bir şölen oluşturur kendisini. Lazerle ameliyat olmayı tercih etmediyseniz yıllarca çekersiniz. Hatta hayatınızın bir parçası olur.
  • (bkz: ben) tam bir körüm. Gözümün önünü göremiyorum