franz kafka

11 entry daha

  • Postmodernist bir yazardır
  • Almanca yazıp pragta oturan yahudi yazar. (imza bir kafkaokur)
    Edit;imla
  • Dönüşümü okuduktan sonra hayatımın ortasına taht kurup oturttuğum yazardır. Ruhsal olarak daima merak edeceğim bir insan olan, takdir ettiğim bir anlatma yetisine sahip ve bence dünyada gelmiş geçmiş yazarların içindeki yeğane uçlardan biridir. Milena'ya Mektuplarındaki püf noktalarını anlayabilmek için defalarca baştan okumuştum ve hala etkisindeyimdir. Kesinlikle bu adamı okumadan ölmeyin.
  • Dönüşüm adlı eseri güzel bir psikolojik roman.--- spoiler ---
    özellikle ana karakterin bir hamam böceğine dönüşmesi ve ailesi tarafından kötü muamele görmesi bize etrafımızdaki insanların istemedikleri şeyler e dönüşürsek bizden vazgeçeceklerini anlatıyor
    --- spoiler ---
  • Sevmeyen bir kitlenin varolduğunu yeni keşfettim. Her bünyeye gidecek kitaplar yazmadığını biliyor olsam da şaşırdım ne yalan söyleyeyim.
  • itiraf ediyor ve utanıyorum.Hiç okumadığım yazar.
  • Beyinimin bağımsızlığını ilan ettiği lise hayatımın ilk yılında hocamın araştırmam için verdiği yazardır kendileri, tabi araştırmayıp internette bulduğum ilk sayfayı anlatmaya başlayınca , Fransız kafka , aslen Fransızdır gibi dehşet bir cümle kurmuştum, tani sınıfta bilmiyor, hoca düzeltince bir güldük sormayın , ama sınıf arkadaşlarım benim sayemde adamı çok iyi tanırlar buda önemli sonuçta
  • hocamın fikrine göre sevgili halkımızın Kafka'nın Dönüşüm kitabını hunharca almasının sebebi henüz dönüşmemiş olduklarından. Yoksa bu kadar çok satılan bir kitap ve aynı orada cahil bir halk mümkün değil.
  • hukuk öğrencileri mutlaka okumalı kitaplarını.
  • Kafka iyi yazardır, çok sağlam eserleri vardır lakin beni depresyonlara sokar, ruhumu daraltır. Ha ne olur gider bir daha okurum *
  • zor bir çocukluk geçirmiş. babasının baskısı altında ezilmiş ve hiçbir zaman iyi bir baba-oğul ilişkisi yaşayamamıştır.

    şu satırlar da bu durumu çok güzel açıklamaktadır.

    "Senin saf bedenselliğin bile eziyordu beni. Sık sık bir kabinde birlikte soyunduğumuzu hatırlıyorum sözgelimi. Ben sıska, güçsüz, ince; sen güçlü, iri, geniş. Kendimi acınılası bir halde görürdüm, üstelik yalnızca senin önünde değil, tüm dünyanın önünde, çünkü sen benim için her şeyin ölçütüydün. Sonra kabinden, ben senin elini tutmuş küçük bir kemik yığını olarak, insanların önüne çıktığımızda, iskele tahtalarının üzerinde çıplak ayaklarımla tedirgin, sudan korkan, senin bana iyi niyetle, ama aslında beni utançtan yerin dibine geçirme pahasına durmadan gösterdiğin yüzme hareketlerini tekrarlamaktan aciz, büyük bir çaresizlik içine düşerdim ve böyle anlarda tüm alanlardaki korkunç deneyimlerim eksiksiz bir biçimde örtüşürdü. Bazen önce sen soyunduğunda ve ben kabinde yalnız kalarak herkesin önüne çıkmanın utancını, sen bana bakmaya gelip de, beni kabinden çıkarana kadar erteleyebildiğim zamanlarda kendimi daha iyi hissederdim. Benim çaresizliğimin farkına varmamış gibi göründüğün için sana minnettar kalırdım, üstelik babamın bedeninden gurur duyardım. Ayrıca aramızdaki bu fark bugün de pek değişmedi"
  • yengeç burcu erkeği.
11 entry daha