duvar

  • Bir yılmaz güney filmi. 4. Koğuşta yatıp gardiyan cafer'e şişi saplamak istedim izlerken o kadar gerdi beni şerefsiz.
  • bir zeynep casalini şarkısıdır. sözleri o kadar derindir ki kime ait olduğunu tahmin etmek çok zor değildir.
    söz & müzik: sezen aksu, fettah can, alper narman.

    Seninle bir daha aynı yolda yürümem
    Seninle yürüyene yolda tuzakların var
    Bir daha asla dokunmam tenine
    Senin teninden önce duvarların var
    Ben o duvarlara çarpa çarpa
    Nasır tuttum
    Ağlaya ağlaya
    Yosun tuttum
    Derin bir nefes alır gibi batıyoruz
    Yükümüz ağır
    Yeni bir söz söylemek için
    Ölmek mi gerekir
    Hadi bir cesaret
    Sen de taşın altına koy elini inadına inadına
    Sevişmeli bağır çağır.
    hadi dinliyim bari.
  • Bir gün bir mikrobiyoloji dersinde adını hatırlamadığım bir bakteriden bahsediyordu hoca. Bu sevimli bakteri antibiyotiklere direnç geliştirmek için duvarını öylesine kalınlaştırıyormuş ki dış ortamdan izole olup ölüyormuş. O an birkaç milisaniyeliğine göz göze gelmiştik, ve muzip gülümsemenden o bakteri gibi duvarların arkasında kalmak istediğini anlamıştım, amfinin diğer ucunda oturmama rağmen. Buna saygı duydum. Ve başka bir selektif permeabl duvar bulmak üzre yola koyuldum.
  • marlen haushofer'e ait 1963 arthur schnitzler ödüllü harika romandır. (almanca orijinal ismi: die wand) (can yayınları)