bugün yazarları gülümseten şeyler

  • gülümsetmekten öteye geçen birçok şey yaşadım son birkaç gün içerisinde. hangi birinden bahsedeceğimi bilemiyorum.**

    velhasıl dün tiyatro oyunumuzu ilk kez başka insanlara -sadece yakın çevremize- sergiledik. yaşadığım heyecan/mutluluk/telaş karışımı duyguyu anlatamam. anlatmak isterim ama kelimeleri kullanma kabiliyetim bu duygu yoğunluğunu anlatacak seviyede değil.

    sahnede hiç heyecanlı görünmediğimi söylediler ama ben kahkaha attığım yerde bir yandan gözyaşlarımı siliyordum. sanırım gülmekten zannettiler ama aslında bildiğin duygulandığım için gözlerimden yaş geliyordu. rolüm bitip sahneden çıktığım andan itibaren kalp atışlarımı herkes duyuyor sanıp bir şeyler saçmaladım. -ne dediğimi bile hatırlamıyorum.-

    oyunun sonunda insanların ayakta alkışlaması, oyuncu arkadaşlarımızla o an 32 diş gülümseyerek, el ele selam verirken göz göze gelip o duyguları paylaşmamız, sevdiğimiz insanların -arkadaşlarımız, ailemiz- zahmet edip gelmesi vesaire inanılmaz bir duygu idi. bunları yazarken bile duygu dolu gözlerle gülümsüyorum. ekip ruhu diye bir şey var ve o bizim ekibimizde inanılmaz bir boyutta. **

    ve bir iş görüşmesi durumum vardı nihayet sonuçlandı. sonuç: olumlu. daha imzaları atmadan burada yazıyorum ama bu durumun benim hayatımı inanılmaz değiştireceği aşikar. şimdilik çok mutlu ediyor ama sonrasında neler olur bilemiyorum. benim için çok önemli bir detay var ve kendisi patronum olacak kişi.

    bir insanın, bir patrondan isteyebileceği her şeye fazlası ile sahip olan çok tatlı bir kadın kendisi. iş ile ilgili tecrübem vs. olmamasına rağmen kendisi bana güvendiği ve beni sevdiği için -beni tanımadan, sadece bir görüşme sonucu- her şeye karşı durup beni işe almış ve bu durumdan ötürü kendisine karşı hem mahcup olma korkusu yaşıyor hemde derin bir sevgi/saygı besliyorum ve pek tabii çok şanslı olduğumu hissediyorum.*)
  • iki yaşındaki torunumun telefonu annesine götürerek beni araması için göstermesine rağmen annesinin aramaması üzerine, telefonu alıp kendisinin beni araması ve o tatlı yarım yarım konuşma çabalarıyla uzunca sohbet etmemiz...
  • dünyanın en guzel videosu olmaya aday :')
    Ben boyle bir seyin haberini verecek olsam lahmacun partisi duzenlerim zhxbxjdjskskddk
  • Benim için uzun süredir sadece buradaki entry leri okumaktan ibaret olan şeyler. Finaller gençliğimi ve hayat enerjimi tamamen sömürdü, ygs lys zamanı bile böyle çalışmamış ben inanır mısınız dün ders çalışmak için sabahladım. Dua edin sözlük bunun bir de büte kalması var. :(
    *
  • Bugün mezun oldum. Hem çok mutluyum öğrenci olup bir şeylere katlanmaktan kurtulduğum için hem de üzgünüm arkadaşlarımdan ayrıldığım için. Ayrıca bundan sonrası iş telaşı falan ama neyse. Asıl mutlu olduğum konu başka. Bugün törenden sonra ailecek yemek yemeye gittik. Bizden sonra gelen iki anneden birinin 3-4 yaşlarındaki oğlu o kadar sevgi doluydu ki ısırmamak için kendimi zor tuttum. Önce uzaktan el sallayarak sandalyelerin arasından gülüyordu el salladım. Ardından elimle gel işareti yaptım o da bana gel dedi. Sonra koşa koşa yanıma gelip elimi tuttu, kendini öptürdü. Utanarak annesinin yanına koştu bir de annesine kendisini öptürdü. Ki hayatımda gördüğüm en güzel kokan çocuktu diyebilirim. Koku da muhtemelen saçlarındaki jöleden geliyordu* ara ara yine yanıma geldi gitti gülerek sevimlilikler yaparak. O kadar mutlu oluyorum ki böyle sevgi dolu mutlu çocuklar gördükçe. Hep mutlu kalırlar umarım mizaçları hep böyle olur
  • bir abla var. doğum günüydü bugün. dün bana yarın planın var mı diye sormuştu. ben de işim olup evde olamayacağımı söylemiştim. hayal kırıklığı yüzünden okunuyordu ablanın. bugün bir pasta ve çiçek alarak süpriz bir doğum günü kutlaması yaptık. çok mutlu oldu. sevdiğim kişinin mutlu olduğunu görünce ben de mutlu oldum. mutlu etmek zor değil ben bunu anladım. hayatımda hiç arkadaşlarımdan hediye almadım. * hiçbir zaman süpriz bir doğum günü kutlaması da olmadı. bu abla benim ailem. bana doğum günümde patates salatasından kaplumbağa yapmıştı. kaplumbağanın kabuklarını da salatalıktan yapmıştı. sevdiğim kızı anlattığım kişiydi o abla. öyle işte. mutluluğu gözlerinden okunuyordu. seni seviyorum ablam. iyi ki senin gibi bir ablam var. keşke öz ablam olsaydın. ama ne fark eder ki? hiç!
  • 2 gündür hastayım diye şantiyeye gidemediydim.
    otobüs durakının orda baktığım köpekler bu sabah hemen gelip sevdirttiler kendilerini, sanki noldu lan iyimin artık der gibiydiler.
    sütlen gevrek aldım, yedikten sonra bitanesi yere yatıp göbeğini sevdirtti.
    özetlen kedi köpek sevmek sizede iyi gelir, bi deneyin bence.
« / 14