bugün yazarları gülümseten şeyler

  • Eskiden voleybol oynuyordum, pasordum. Kardeşim liseye baslayinca onu da voleybola yonlendirdim. takima girdiğinde takimin en kucuklerindendi ve dogal olarak aslarda degil yedeklerdeydi. Ama biz iyi bir ikiliydik. Onun da pasor olmasini, takimdan ayrildigimda benim yerimi onun doldurmasini istiyordum. Ben 15 numara forma giyiyordum, o 16. Sonra ben ne yazik ki birkac yelloz yuzunden takimdan ayrildim, kardesime soylemeden. Cunku soylesem o da ayrilirdi ama ben kalip oynamasını istiyordum.bir muddet antrenman zamanlarinda ona hep bir seyler uydurup antrenmanlara gitmedim ve bir gun evde bu kararimi acikladim. Basta annem olmak uzere sonra kardesim, evdeki herkes bu kararima cok uzuldu ve kardesim de hemen ertesi gun ayrildi takimdan. Bu yuzdendir ki ikimiz de iki yildir hic takim olarak voleybol oynayamadik, hicbir maca katilmadik ama bazen antrenman yapardik. Yaklasik 8 9 aydir birlikte hic voleybol oynamamistik, hava soğuk olmasina ragmen lutfen çıkıp oynayalim" dedi " tamam" dedim ve ciktik. Birlikte oynamadigimiz sure icerisinde kendini o kadar gelistirmis ki, cok gurur duydum. Eger takimda devam etseydi kesinlikle benden daha iyi bir oyuncu olacakti. Elimde olsa bu mutlulugumu her yere yazarim. *
  • Sözlükteki bir yazarın köpeğinin videolarını izlemek bugün beni gülümseten şey oldu. Böyle ısırmak istiyorum sayın seyirciler. Hareketleri falan. Allaaah. Hala gülümsüyorum. Ne tatlı şey o öyle ya.
  • cebinde ülker naneli şeker taşırdı dedem. yolda karşılaştığı ve hiç tanımadığı insanlara, yüzlerindeki şaşkın bakışların yerini hafif bir gülümsemenin alacağı insanlara ikram etmek için. Kim bilir kaç yüzler insanın yüzünde gülümseme bırakan bu detayı hatırladıkça bir gülümseme de benim yüzümdeki yerini alır.

    Bir keresinde de hırsız girmiş dedemin o horoz korkusundan insanların bahçesine giremediği derme çatma yuvasına. Uyanma sesini duyan hırsız apar topar camdan kaçarken içinde sadece kimliği olan cüzdanını düşürmüş eve. Dedem almış boş cüzdanı ve kimliği çıkmış sokaklara "adem, gel oğlum. Gel bak çorba parası da vereceğim, belli ki ihtiyacın var".
  • Az önce haribo ile ilgili bir tweet attım. saniyesinde arkadaşım bu videoyu paylaştı. izleyip izleyip gülüyorum. Çünkü çok tatlı.
    haribo
  • :')
  • Sacimi kestirdim falan diye elli kere burada soylemistim hatirlarsaniz. Kisacik oldular. Ustumde de erkek sweatshirt u var. Annem beni gorunce, ayni arda kural'in uzun sacli zamanlarina benziyorsun, dedi. Komik olan ne biliyor musunuz, arda kural'in uzun sacli zamanlari benden guzel.
  • 1 aydır beklediğim kemik kalemlerim geldi ve kalemleri ben alamamıştım alamadığımı söyleyince bir arkadaşım ben alırım demişti. İşte o kalemler geldi. Tarif edilmez bir şekilde mutluyum. Paylaşmadan duramazdım. Bir de dün akşam arkadaşımla konuşurken birden bire canım jelibon çekti demiştim. Bugün gelip elime tutuşturdu yeni alabildim özür dilerim dedi. Evet yazarken dahi gülüyorum. Ben ne yaptım da böyle güzel arkadaşlar edindim sözlük? *
  • aytt yeğenlerim geldi onlarla evet-hayır oynadık. Yarışmanın birincisi en küçük yeğenim, ikincisi biraz daha büyük yeğenim, üçüncüsü de ben oldum. (bkz: tamamen duygusal).

    Hayatta iyiki var dediğimiz şeyler vardır. Altını çizerek söylüyorum; iyiki çocuklar var. Çocuklarsız bir dünyada yaşamak istemezdim.
  • telefonumun ana kartı yandı. dolayısıyla içindeki fotoğraflar, notlar, müzikler, rehberimdeki kişiler hepsi gitti ve yedeklememiştim. birkaç gündür bunun burukluğu içerisindeyim aslında. bugün bir arkadaşıma bahsettiğimde farklı bir tepkiyle ve bakış açısıyla karşılaştım. kendime geldim diyebilirim. cevabı şuydu, "üzülme, toparlarsın geri, hiçbir şey olmaz." ilginç bir rahatlık, neden? diye sordum. "çünkü çok kıymetli şeyler değiller, fotoğrafların sonsuza dek seninle kalmayacaktı, müziklerin yenilerini keşfedince diğerlerini dinlemeyi bırakacaktın, numaralar içinse, seni merak edip arayan insanlar dışında kimsenin numarasına ihtiyacın yok."
  • İlkokulun ilk gününden beri süregelen akşamdan çantayı hazırlamam.(Evet kendi kendimi güldürüyorum yine rezilim bu aralar)

    Dipnot: Üniversite öğrencisiyim.
  • Okuldan çıkarken karşılaştığımız anne ve 3-4 yaşlarında olduğunu düşündüğüm , zıplaya zıplaya yürüyen kırmızı çantalı kız.
  • Universiteyi bitirecem yakında, ama hala daha yolda yürürken arabaların tekerleklerinin, ağaçların ve renkli kaldırım taşlarının hizasına basmadan yürümeye çalışıyorum. Bazen de sekiyorum bunun için. Aman allahım. Ne büyük utanç
  • yarın buluşuyor muyuz dediğim arkadaşım

    +şimdi benim depresyon üçüncü gün doluyor
    +ordan pi'ye 3 versek
    +ve türevini alsak
    +40 yapar
    +ve milliyetçi hareket partisinin 40.yılı kutlu olsun
  • hiç tanımadığım bir kişinin dünyalar tatlısı çocuğunun eğueğueğu diyerek ponçik elleriyle saçlarımla oynaması. senin ellerini yerim ponçik bebe seni :)
  • 1,5 saat boyunca eş zamanlı olarak sesini duymak. Hâlâ sırıtıyorum
  • atmamam gereken yerde kahkaha attım allah affetsin
  • doğum günümün olması :) ve gönlü güzel sözlük yazarlarının ve üyelerinin doğum günü mesajı atması :) iyi ki varsınız
  • Hangi birini yazayim :):):)::)::) bunu yazmak bile gulumsetiyor insani, ne mutlu bana, sonsuz sukurler olsun :')
    Edit:sanmayin ki yazmayacagim, belki su an değil ama her şeyi uzun uzun anlatacagim. E napalim okursunuz siz de. *
« / 6