blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala
/ 57 »
228 entry daha

  • profesyonel şişmanım, 100 kiloyum, göbeğimi içeri çekerek 8 saatimi geçiriyorum, insanlar kilomu sorduklarında gerçek kilomu söylüyorum "ay hiç göstermiyosoon" tepkilerine seviniyorum. üzücü olan, içerde de yer kalmadı, içeri de çekemiyorum artık..
  • DİĞER Kargalar Gibi KahvaltıMı Erken Yapamıyorum: Evet Utanç Verici Biliyorum Ama Öyle.
  • yakaladım seni kerkenez.

    ofiste bir eleman var. pozlar, tripler, artistlik hareketler. şişko, egolu ve komik bir eleman. severim köfteyi. whatsapp'dan paylaştığı fotoğrafın aynısını ekşi'den paylaşmış.

    ibiş seni.

    durur muyum? bütün yazılarını okudum. neler neler yazmış deyyus.

    neyse efenim 1 mayısı atlattık, geldi 2 mayıs. ofise geçtik. bu yine konuşuyor. yok efendim şöyle oldu, yok efendim böyle oldu. doğru diyorsun xxxxx dedim. xxxx demedim tabii ki ekşi sözlük'te kullandığı takma adla hitap ettim. çayını bıraktı. kimse anlamadı tabii ne demek istediğimi.

    mola bitiminde biraz laflayabilir miyiz dedi. buyur dedim. kimse bilmiyor takma ismimi dedi. bilmesinler de zaten dedim.

    adam gitmiş sözlük yazarlarının maaşları başlığına aylık 7.000 lira alıyorum yazmış hahahahahaha. yapma volkaaan yapma volkaaaaaaan!!!

    vurdum yüzüne. len dedim, kız mız mı düşüreceksin ekşi'den. ne iş? ya işte ehehehe mehehehe geveledi durdu. tamam dedim senle işim yok zaten, sana iş hayatında başarılar. şu istifayı da bi vereyim de kurtulayım.

    toplantı oldu. ben hayatımda bu kadar pasif adamı bir arada görmedim. umarım bir daha da görmem. ulaaan var yaaaa, baaaak bi toplantı olsun o müdürünü deeeee, patronunu daaaaaa alayını daaaaaa bak görün napıyorum diyenler vardı, hepsinin sesi götüne kaçtı.

    verilen hakkın geri alınması kabul edilebilir değil. hele ki benim açımdan hiç değil. biz burada işimizi en iyi şekilde yapıyor ve firmayı düşünüyorsak siz de çalışanları düşünmelisiniz. ben ne dersem o olur laflarıyla yürümez bu iş. (yürür lan aslıda dışarda gırla adam var)

    big boss: evet benim düşüncelerim bu yönde. bu yönde bir itirazı olan var mı?
    ben: evet benim var. blablablablablabla.
    big boss: şöyle böyle şöyle böyle evet öyle blablabla

    adam 30 dakika saçmaladı. 30 dakika boyuca ben fikrimi beyan ettim o saçmalamaya devam etti. yok konjonktür gereği böyle imiş. senin o süslü püslü laflarını ipe dizer üstünde cambaz oynatırım diyemedim tabii. anlıyorum sizi, toplantı bitiminde bireysel olarak konuşmak istiyorum dedim.

    toplantı uzadı. bütün çalışanların hakkını ben savundum. firma, hakları verdiğim gibi alırım dedi. ben yine doğrularımı savundum. varsın böyle olsun, mutsuz bir ortamda çalışamam ben. işten kaçtığım yok. şu an arkadaşım gel seninle pazarda tezgah açalım, hem güler eğlenir hem de bir şeyler satarız dese seve seve gider iş yaparım, ama hakkımı alırım.

    adam çalışanları aşağıladı. aranızda sadece e.v.vokke konuşuyor. siz niye böyle yüzüme bön bön bakıyorsunuz dedi?

    birisi bana yüzüme niye bön bön bakıyorsun dese bozulurdum herhalde. çok şükür böyle malca bir laf duymadım.

    evet aranızda evli olanlar var, ev kirası olanlar var, kredisi olanlar var eyvallah. fakat o zaman neden atıp tutuyorsunuz? hadi atıp tutuyorsunuz en azından toplantıda "bence bu fikirler doğru değil, orta yolu bulmak isteriz" gibi basit bir laf edemiyorsunuz? nedir bu korkunuz?

    velhasıl verdim istifayı. rahatladım. bu ay son ayım. severek ayrıldık. firma kapımız sana her zaman açık, sana git diyemem ama kal demek de gelmiyor içimden dedi. demedi de ona yakın laflar ettiler sağ olsunlar.

    bugün başka bi firmadan arkadaş aradı. sen istifa vereceğim diyordun verdin mi dedi. niye dedim. senin yabancı dilin vardı, çalıştığım yer dil bilen birisini arıyor bu hafta görüşmeye gelirsen büyük ihtimalle alırlar, şartlar da bunlar bunlar bunlar dedi. teşekkürler düşünmem lazım dedim telefonu kapattım. sanırsam biraz kafa dinleyip başka planlar yapacağım.

    unutmadan; bu entariyi yeni bir aşk, yeni bir iş diyen sertab erener'e ve almanya'daki halama armağan ediyorum.
  • az evvel belediyenin hoparlöründen bir anons duydum ölen birini söylüyordu. adımı taşıyan birinin öldüğünü duymak ilginç geldi ama soyadını duyunca irkildim. istemsizce boğazımdan ama o daha çok küçük diyebildim. ölen kişiye dair en güzel anılarım onun en güzel gülüşleri canlandı hemen gözümde. iki çocuğu geldi sonra aklıma. boğazım düğüm düğüm oldu. ben bu kadar uzakken o kişiye o eşi anne baba ve çocukları hayal edemiyorum. onu en son gördüğümde saçları üç numaraya vurulmuştu. ne cesaretli ya demiştim. evet aptalım hasta olduğunu akıl edemedim. veya kondurmak istemedim. diyeceğim ömür geçiyor bir gün bir gün biz anlayamadan sevdiklerimize kavuşamadan. lütfen sevdiğiniz kişilere onları ne kadar önemsediğinizi, sevdiğinizi söyleyin... aklım durdu acaba cenazeye gidip onu öyle hatırlasam mı? yoksa hayalimde bir yerlerde mutlu bir anne tatlı kahkahalarla çocuklarını evinin bahçesinde büyütmeye devam mı etse...
  • kullanıcı adımı direkt yazamıyorum.

    sözlüğe giriş ekranına maruz kaldığım zaman, "clash of clans oyununa gir, dili "nederlands"a ayarla, hava savunmasinin üstüne tıkla ve çıkan yazıyı düzgün bir biçimde yazarak giriş yap." şeklinde sözlüğe giriş yapıyordum.

    zamanla bunu yapmak zor geldi. entry girmiş olduğum bir başlığa giderek entryimi bulup, kullanıcı adımı kopyaliyordum.

    bu durum da blog sözlük büyüdükçe zor gelmeye başladı. hemen bulamıyordum kendi entrylerimi. sonra aklıma geldi kendi kullanıcı adımın başlığını acayim daha rahat olsun. şimdi o ketum sayfa ile karşılaşınca yan sekmede blogsozluk.com u açarak, arama yerine kullanıcı adımın ilk üç harfini yazıyorum ve kullanıcı adım aşağıda beliriyor. kullanıcı adıma kopyala yapıştır yapıp şifremi girerek sözlüğe giriş yapabiliyorum. *

    düdüt: eski nickim luchtafweer idi. bu entry şu an anlamını yitirmiş olabilir; ama bir zamanlar içimde dert olan şeyin yansımasıydı.
  • Canımı sıkan konuları blogumda uzun uzadıya yazmak istiyorum. Lakin beni tanıyan herkes okuduğu için bunu yapamıyorum. Tüm yazılarım taslak olarak kalmaya mahkum. Bazen anonim yazarlık yapmadığım için pişmanlık duymuyor değilim. O vakit her şeyi rahatça paylaşabilirdim.
  • Sevdiğime yanaşmaya çalışan kızı polise ihbar ettim
  • bazı yazar arkadaşları üzebileceği için, ''kusura bakmayın lütfen'' diyerek, şimdi yazacağım cümleleri kapsar.
    yazarlarla ilgili açılan başlıkların bazıları gereksiz diye düşünüyorum. geçende ''yazarların şu anki dakika solunum sayısı, yazarların şu anki nabız ve tansiyon değerleri, yazarların göz rengi, hemoglobin ve plt değerleri, yazarların bugün yedikleri yemek, kafalarındaki saç teli sayısı" diyerek risk budur niyetiyle uçacağımı bile bile, başlık açmamak için zor tuttum kendimi dersem yalan olur. kimin nesini merak ediyorsak mesaj atıp öğrenelim bence.
  • Muhasebeyi hiç sevemedim. Hocasından mı dersten mi onu da bilemedim. Birinci sınıftayım o sıralar. Derse gidip geliyoruz ama zerre anlamıyorum. 100 kasayı ben bir ara yüz tane kasa filan zannediyordum. Muhasebeyi bilen için öyle söyleyeyim. Böyle böyle ilk sınava girdik. Doldurdum kağıdı sapma sapan. Son üç dk kala filan, alttaki hocanın notunu gördüm, bilmiyorsanız sallamayın diye. Rezalet yani. Sınavlar açıklandı sonra tabii. Üç almışım. Sıfır üç. Sonraki ilk derste hoca sınıfa ceteris hanginiz dedi bir müddet. Ses çıkarmadım. Zaten pek tanıyan da yok. Ama adam kafaya koymuş rezil edecek beni. Bu sefer tek tek sormaya başladı. Kaç aldın, sen kaç aldın filan. Ulan herkes altmış yetmiş. Bir ben anlamamışım herhalde diyorum. Bana geldi. 45 aldım dedim. Ben öyle bir not vermedim dedi. Bir sessizlik oldu bir müddet. Şaka lan, ne diyeceksin bakiyim dedi. Gitti sonra. Aradığı adama şaka yaptı adam. Son cümlesini kurmasaydı orada itiraf edecektim. Ama şimdi İtiraf ediyorum. Zaten okumuyorsundur anasını satayım. Bendim o üç alan. Bok gibi anlatıyordun dersi de hocam. Finalinde de kopya çektim. Öyle geçtim.
  • Bizler onceligimizi nasil gorundugumuze degil nasil rahat oldugumuza veren kizlariz. İste bu yuzdendir ki bircok kizin aksine disari cikarken esofman giyeriz, makyaj yapmayiz, sacimizi oldugu gibi birakiriz. Hayir hayir, kimseyi hedef gostermedim burada. Elbette isteyen istedigini giyecek, rujunu surecek, masasini yapacak. omo son mokyojo hop olostoroyorson ongrobord diyenleri duyar gibiyim. Dogru, elestiriyorum ama ben size makyaj yapmayin demiyorum, sahtekar olmayin diyorum. Neyse. Dun fraustranger ile avm'de dolasiyorduk. Bazen elele bazen ayri ayri. Genellikle elele tutusuruz zaten. Eh kizlar icin gayet dogaldir bu durum. Ama dikkat cekiyorduk. Elele tutusan bircok kiz kankalarin yerine insanlar ozellikle bizi inceliyor, bazilari bize bakip guluyorlardi. Diyorum ya, rahatizdir diye. Kisacik saclarim ve frau ile benim kiz olgusunda kabul edilmis kibarliga uymayan hareketlerimizden oturudur ki insanlar bizi escinsel bir cift sandilar. Bunu farkettigimizde gulduk gectik. İki yil once de buna benzer bir olay yasamistik. O olayi da gulerek hatirlariz ama bize gulmesi kolay tabii. Biz buradaki yanlis anlasilmaya gülüyoruz. Peki ya gercekten bizi sandiklari gibi escinsel olsaydik? O zaman gulebilir miydik, hic sanmiyorum. Eger oyle olsa, insanlarin surekli size bakmalari, birbirlerine bir seyler fisildamalari, size bakip gulmeleri o kadar rahatsiz edici, mide bulandirici bir durum ki. Bu olayi daha dun yasamis olduğumuz icin bundan ornek veriyorum ancak toplum icerisinde kisiye farkli gelen bir seye bu sekilde mi karsilik verilmeli? Farklı bulduğun bir seye bu kadar aciz, bu kadar ucuz bir sekilde mi karsilik vermelisin arkadasim? Sen zayifsin diye herkes zayif, sen gozluksuzsun diye herkes gozluksuz, sen beyazsin diye herkes beyaz olmak zorunda mi? Senin sacin var diye kimse kel olamaz mi? Hayir mi? Ona bakarsin, bunu asagilarsin, suna gulersin. Olur. Boyle guzel değil mi? İstediğin bu mu? İste asil bu asagilanir, asil buna gulunur. Klisedir, sevmek zorunda değilsin ama saygı duymak zorundasın. Aynen boyle arkadasim.
  • insanın kalbi sağ elinin yumruğu kadar derler. hep merak etmişimdir bu yüzden yumruk kadar kalp birini nasıl böyle sevebilir. insanın içi ölüyor ama o kalp onu yine çok seviyor. ruhun bedenden kopuyor ve belki sen yine çok sevmeye devam ediyorsun. anlamıyorum nasıl oluyor...
  • insanların benimle ağlayıp başkalarıyla gülmeleri zoruma gidiyor.
  • Babam pek sevgisini göstermezdi bana. Öyle görmüş zannediyorum. Aslan oğlum dediğini hiç duymadım mesela. Oğlum derdi arada. O da bir emir vereceği zaman filan. İçim ısınırdı bir kelimeye. Aylarca görmese beni, özledim seni demezdi mesela. Sakladı şefkatini babam. Öyle çok samimi olamadık onunla. Özenirdim bazen babasıyla arkadaş gibi olanlara. Hep bir mesafe vardı aramızda. Onun yanında hayatta yatamazdım ben mesela. Ya da "Yaa baba geç şu kanalı gözünü seveyim" gibi bir cümle hiç çıkmadı mesela ağzımdan. Karşı gelemezdim hiç. Korktuğumdan değil, dedim ya bir mesafe vardı aramızda. Ama dert etmedim, bilirdim çünkü sevgisini. Görmesem de bilirdim. Okuluma gelmişti bir ara mesela. Öğretmen oğlunuz çok başarılı dedi. Gözlerim babamın yüzünde. Orda bile taviz vermedi adam, o çetin ifadesinden. Okuldan ayrılırken gördüm o tebessümü yüzünde, mutlu oldum. Yanında uyumuş gibi yapardım. Üstümü örtüp başımı öpmesine mutlu olurdum. Bir ara anneme kudüs hurmasını ben çok seviyorum dedim, duymuş babam. Ertesi akşam aldı geldi, ben bunu çok seviyorum diye. Ama az yemişti nedense. Sabahları sessizce odama girer para iliştirirdi cebime. Mutlu olurdum, o naifliğine bile. Köydeyken, bazı sabahlar uyandırmaya kıyamazdı mesela, tarlaya gidecek olduğumuzda. Sonra geldiğinde kızardı sen anca yat diye. Geldi yine geçen sabah. Uyandım göz kapaklarımın arkasında. Saçlarımdaki beyazları saydı sessizce. Başımı okşadı. Sonra gitti. Bazı babalar böyle sever, vesselam. Ve ben anladım ki, bu sevgi böyle daha kıymetliymiş. Bir de insan babasını kaybettiğinde olgunlaşırmış. Bazen düşünüyorum da, saçlarım beyazlıyor anında.
  • En cok bugün yazarları gülümseten şeyler basligini okumayi seviyorum. Sonra da burayi. Bu iki baslik hep aktif olsun istiyorum, sahiden ya. Guzel olaylari okuyunca, kucuk bir cocukla olan diyaloglariniz, bir hayvani sevisiniz, hoslandiginiz kisiyi gorunce heyecanlanisiniz, gectiginiz sinavlar, aldiginiz isler, yaptiginiz ilani asklar, basiniza gelen, yasanan tum olumlu olaylar beni inanilmaz mutlu ediyor. Hayatinizda her zaman Yazabileceginiz guzel seyler olur umarim. *
  • aradığın şey o kitaplarda değil, aradığın şeyi okuyarak bulamazsın. sende eksik olan şeyi gözlerinle tamamlayamazsın. aradığın şeyi yüreğinle arayacaksın. dünyadaki tüm kitaplar, tüm hesaplar, akıl oyunları, sayfalarca laflar, sevginin yerini tutmaz. okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın.
  • Sozlukte samimi oldugum Angry birdler online olmadiklarinda kendimi, o gun kankalari okula gelmemis biri gibi hissediyorum. Yiyorum ama tat alamiyorum, guluyorum ama eglenemiyorum, sapandan ucuyorum ama patlayamiyorum...
  • Bazı kişilerle ilişkileri mi gözden geçirme kararı aldım. Çok yapay herşey. Yanlış gelen şeyler var, anlam veremiyorum. Sadece sağlığım bozuluyor başkalarını düşünmekten. Birde şu var, insanların ne kadar yanında olmaya çalışsanızda, ne kadar destek olsanızda ve bunlara rağmen değişmiyorsa uzak durmakta fayda var. Bırakın Sizi kötü sansınlar siz benliğinizden vaz geçmeyin. Son olarak sorunlardan kaçmayın yüzleşin gerçekten işe yarıyor bu. Tabi ki buradada var ilişkilerimi gözden geçireceğim arkadaşlarım ve küçük kardeşlerim vardır Elbet :) saygı ve sevgiyle.
  • Bugün son sınavıma girdim.
    Sınav sonucu transkripte yansımayacak çünkü notsuz bir sınav, geçiyorsun ya da kalıyorsun.
    Ortalamam 3.28 ve ben elbette kalıyorum ....
    Hayatımın hiçbir döneminde okulu uzatmadan bitirdiğim olmadı.
    Masterı da saçma sapan bir ders yüzünden uzatıyor olmak şaşırtmasa da bu sefer acıttı...
    Oy dağlar.

    edit: içtenlikle üzüldünüz kesin ya allahın hoşuna gitti ya hoca vicdana geldi. açıklandı sonuçlar.

    geçmişim!
  • Annem bir suredir hasta, cok hasta. Ev işlerinin buyuk bir kismiyla ben ilgileniyorum ama hicbir sekilde yetisemiyorum. Amacim her seye yetişebilmek degil zaten sadece elimden gelenin en iyisini yapmaya calisiyorum. Her gun ortalığı supuruyorum, cekiduzen veriyorum, bulasiklari yikiyorum falan. Bugun mutfagi dip kose elden gecireyim dedim. uzun bir suredir annemin elinin degmedigi o kadar acik ki. Dolapta kokmus yemekler, curumus meyveler. İçim ciz etti. Ciddi ciddi ciz etti. Hadi dedim bu gecici bir surec, annem iyilesecek. Ya kalici olsaydi? Bunun dusuncesine bile katlanamiyorum ve su an yalnizim ilk kez goz yaslarimi tutmak icin uğraşmıyorum. Normalde annemden babamdan bahsetmem pek, cevremde annesi babasi ne yazik ki olmayan cok arkadasim var. Yaralarina basmak istemem; bu bir kiyafete, telefona ozenmeye benzemez eminim. Yerinin hic dolmayacagini bildigim bir seyin icini neden daha fazla oyayim ki derim ve bahsetmemeye calisirim. cok uzun zaman ustune ilk kez agliyorum, bedenim acidigi icin degil kalbim acidigi icin agliyorum. Eger ki bunu okuyanlardan yarasina bastigim olduysa cok cok ozur dilerim. Umarim yaratici sizi cennette kavusturur. Hoscakalin.
  • Merhabalar ey sevgili sözlüktaşlarım;
    Gün geçmiyor ki bendeniz, trene, yeppppisyeni bir maceraya atılmayayım. Bugünkü itirafım benden gelsin, babama gelsin, 'trene yanımda oldukça sırtım yere gelmez, geçtiği sokağı bırak yürüdüğü kaldırımı unutmaz be, hey maşallah tosunuma' diyen babama...
    Çok çok sevdiğim bir insana sosyopix denilen bir siteden hediye aldım ki beni böyle uğraştırmalı şeyler kanser eder. Neyse efendim bendeniz yurtta yok iken yurduma gelmiş hediyem, MNG kargo aracılığı ile. Ben de yurtta değilim DEDİYSem şehri terk etmiştim yani öyle bi yokluk:d e haliyle yurt idaresi kabul etmemiş ve postam bana bir mesaj bırakılarak şubeye alınmış: kargonuz merkez şubededir. Tabi 12sinde gelen kargoyu 17sinde almaya gidince ben merkez şubenin de merkezine göndererek iade kamyonuna yüklemişler güzelimi:( ee nerde bu kargo, nerden alıcaz olm şimdi diye dolanırken bana dediler ki organize sanayi 1. Cadde 11. Sokak:') hayatımda sanayiye gitmeyi bırakın, dolmuşuna binmedim. Yoldan gelmişim, elimde kocaman el bavulu, sırtımda üç çanta... Bir saatim var kargonun yola çıkmasına, posta sevilen bir insana. Eee tabi bizim cengaver durur mu? Yüklendiğim gibi koştum organizeye. Dolmuşçu abi sağ olsun indirdi beni önünde. Bütttün kamyonu boşaltıp içten içe söven manalı bakışlar eşliğinde teslim ettiler canım kargomu. Bende bir mutluluk, bir neşe! Dedim 'ağğğğyyybi çok teşekkürler, buradan x'e nasıl çıkarım*?'
    "Ooooğğğğ güzel kardeşim o indiğin dolmuş var ya, heh o. Saat başı geçer, sonrakini bekliiicen"

    AY PARDON DA HÖNK?!?!

    Ben yine cengaver, yine yiğit, yine bi cesaret. Üç adım merdiven çıksa on adım yuvarlanan ben, dedim 'yürüsem kaça olur ağğybi:d'. Ufaktan bir sezercik havası esti tabi burun çekmelerime istinaden. Abinin şehrin yerlisi olmasından kaynaklanan özgüveninden mi desem ne desem tam bilemedim ama on dakikalık yol demesine kanarak başladım ben yürümeye. Yanımdan geçen kamyonlar, üzerime üzerime koşup sonra 'ehueheuehue nasıl korktu ama len' diyen köpek sürüleri, yolda insan formunda hiçbir canlıyla karşılaşmamak, gpsin bile nerede olduğumu algılayamaması ve üzerime üzerime 'vurun Kahpeye ehueheueheueheueu' esprisi yaparcasına yağan yağmurdan sebep olsa gerek korna sesiyle kendime geldiğimde yolun ortasında allahım al canımı pozisyonunda oturuyordum sözlük... Ben hayatımda böyle kaybolmadım. Böyle kaybolmayı geçtim, ben hayatımda hiç kaybolmadım ki! Sürekli yeni şehirlerde yaşamaktan, köpeklerle kapışırcasına yön bulan ben kayboldum. Çaresizim resmen ama nasıl çaresizlik! 70 saniyede 2 gol yiyen real Madrid çaresizliği, o kadar diyim. Kimi arıycam, arasam ne diycem, nasıl yardım etsinler yani... En son ciddi manada kendime geldiğimde bomboş sanayi binaları arasında ezan sesi yankılanıyordu. Mahsun Kırmızıgül filmlerinde istanbula yeni gelip de şehrin sesinden afallayan köylü var ya hani, işte o ben. Etrafımda döne döne kapattım gözlerimi, dedim neresi çıkarsa yürüycem kaçarı yok daha beter ne olsun? Yürüdüm. Çok yürüdüm. Durduğumda kargomu alalı 3 saat 14 dakika olmuş idi ve ben, trene, x'e varmış olmanın heyecanıyla bulduğum ilk kaldırıma oturup hava kararana kadar ağladım.

    Bunu itiraf etmem gerekiyor idi çünkü aile içinde duyulsa karizmam falan çizilir, manyak mısın? Ay çekil bak gözlerim yanıyo...
228 entry daha
/ 57 »