blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala
« / 82
  • Her fırsatta diyorum, çocuk yetiştirmek dünyadaki en büyük sorumluluk gerektiren şey. Hatta dünyanın en tehlikeli nükleer santralinde çalışan bir kişinin sorumluluğundan bile büyük. Öyle "yemedim, içmedim, giymedim..." ile başlayan ebeveyn cümleleri ile olmuyor. Az ya da çok para vererek ya da harcayarak çocuk büyütülmüş olmuyor yani. Neyse.
  • Aylardir dinlemedigim, benim icin dinlemeyi biraktigim zamanlara ait sarkiyla karsilastim aniden.
    Uzgun, buruk, huzunlu, mutlu, sevincli, heyecanli ya da baska bir sey hissetmedim. Ama her seyi hatirladim. Uzuntumu, buruklugumu, huznumu, mutlulugumu, sevincimi, heyecanimi, uykusuz kaldigim gunleri, sabahladigim geceleri. Her seyi. Yasadim resmen. Bayagi bayagi yasadim.
    Anilar kotu degildir. Kotu anilar bile kotu degildir. Bize yasadigimizi gosterir, yasamayi ogretir.
  • ufacık isyan içerir.
    blog yazımın linkini niye kötülüyorsun arkadaşım? kendimce yazmışım işte türkçeyi de katletmemişim bildiğim kadarıyla. shoujo anime sevmenin, bunu yaymanın nesi kötü? bana bir yorum yap entry kötüleyeceğine faydan dokunsun en azından. "ben beğenmedim bunu ama neden beğenmediğimi söylemeyeceğim aynı hatayı yapmaya devam et" mi? bu mudur?
  • Bir süredir, pikabımda Bach Çalarken yalnızca plağın diğer yüzünü çevirmek için kalkmak üzere çılgınca Proust Okuduğum günleri bitimsiz bir özlemle özlüyordum. Dolayısıyla yaptığım hiçbir okuma anlamlı okuma olmuyor, elime hangi kitabı alsam umduğumu bulamayarak bırakıyordum.
    Bugün galiba yaptığım haksızlığın farkına vardım. Kendime. Proust’a. Okumaya çalıştığım, henüz okumadığım, okuyacak olduğum tüm yazarlara.
    Proustlu günlerimi, mantık sınırlarını zorlarcasına kutsamaktan vazgeçtim.
    Yeniden okuyabiliyorum!
    Muazzam bir kitaba başladım. Tat alma duyumu yitirmemişim. Bunun benim için ne anlama geldiğini ifade edebilmem imkansız.
    Bundan böyle En sevdiğim yazarı fetiş nesnesi yapmaktan sana sığınırım yarabbi. Amin.
  • zaman kavramını yitirmemden dolayı 20 şubatı ayın 21'i sanıyordum. doğum günüm diye mesaj atmasını beklediğim, en azından hatırlamasını istediğim bir kişi vardı hayatımda. üzülmüştüm yine hatırlamadı diye. ama geç kalmış sayılmaz. umut güzel şey valla. atmasa da olur ben umutlanmayı seviyorum yine de :)

    not:yine yazmadı arkadaşlar ama canı sağolsun :)
  • kafamın içinde kurduğum hayal dünyasından çıkamıyorum sözlük tıbben her türlü destek almama rağmen kurduğum dünyadan çık(a)mıyorum.kafamın içerisindeki noksansız özelliklere sahip maviakrep'e esir oldum.unutmadan şu saatten
    sonra dış dünyaya dönmeye kalkarsam ölürüm sözlük.
  • Dilci olmak da dilcilerle birarada olmak da cok zor.
    Sabir ver eeey yeri gogu yaratan guzel rabbim. Sabir ver de gencligimin baharinda delirip once sinifimi sonra okulumu en son da butun dilcileri taramayim.
  • gene bam!
  • sol fremede başlığı görünce yazmak istedim.

    genç özellikle beyaz tenli erkeklerin, birbiriyle yiyişmesi nedense hoşuma gidiyor. yani rahatsız olmuyorum çok ilginç. nasıl lezbiyenlerin yiyişmesini izlerken hoşumuza gidiyorsa, erkekleri de izlerken aynı öyle hoşuma gidiyor.



    (bkz: itiraf dediğin böyle olur)
  • Bak şimdi sözlük, ne blog yazdığım ne de sözlük hesaplarıma girdiğim şu uzunca arada yeni bir dönemden geçiyordum ben. Yeni bir okul her şey güzel, hayattaki hedeflerimden birini gerçekleştiriyorum filan, her şey yolunda gibiydi. Tabii bu süreçte 9 ayda b2/c1 seviyesinde almanca öğrenmem gerektiğinden beynim ve paniklemeye yer arayan yerlerim bir alev aldı yalan yok.

    Stres seviyemle bir şekilde baş ediyordum. Ancak salı gününe kadar.

    Daha önce 17372737373 ez filan koşulsuz sevgi olayını deneyimlemiştim. Hani "birini koşulsuz sevin ki en kısa sürede sizi hayatından çıkarsın." felsefesinden bahsediyorum.

    Salı günü tam olarak bu olmasa da bunun gibi hissettiren bir şey oldu; ve ben hayatımda bu kadar rencide olduğumu hatırlamıyorum. Ancak olay o değil, eskiden olsa "e, yolun açık olsun" der hayatıma -hiçbir kin duymadan- devam ederdim.

    2016 hayatımın en iğrenç yıllarından biriydi. 2017'de onu düzeltmeye çalışmakla geçti zaten. Sorun da burada başlıyor, bu geçen yaşadığım olayda 2016'da ne hissettiysem, kendimi ne yönden tamir ettiysem hepsi bir anda su yüzüne çıktı. Şimdi her bulduğum yerde ağlıyorum filan, üstelik eskiden nasıl hissediyorsam birebir aynısı. Anlayacağınız her şey çok saçma. ve ben bu yaşta neden hala böyle şeyler yaşıyorum? Hofff.
  • Ben mi bazen çok naif oluyorum? Keşke şu kedinin haberindeki gibi olsa insanlar da... Keşke herkes kedi gibi minnoş olsa. Ben sanırım yaşlanınca cidden evinde 10 tane falan kedi besleyen yaşlılar gibi olurum bu gidişle. Yaşlanmayı da beklemem belki. *
« / 82