blog sözlük itiraf

google facebook twitter #blog sözlük
« / 16 »
  • herkesin farkında olduğu saçmalıklar mevcut. fakat hiç kimse de demiyor ki bari ben şunları düzelteyim. ben doğru yaşayayım. bu arada merhaba ben hiç kimse.
  • Ne blog yazıyorum doğru düzgün ne de okuyorum. İçimden gelmiyor sözlük. Hızlı tüketilen şeylere merak saldım şu aralar. Sözlük, youtube videoları v.s. Finallerim bitince belki diyorum sadece...

    Platonik sevmek konusunda kendi çapımda rekorlarım var. Şimdiye kadar 4 seneyle bu rekor korunuyor ama o kadar yoruldum ki bundan, sevmekten falan tiksinir oldum resmen. Kişilik meselesi, normalde oldukça açık sözlü ve rahatımdır ama bu konulara gelince yapabilsem yere bir çukur açıp gireceğim. Derdim ne benim ya?
  • bir dönem yaşadıklarım öyle ağır gelmişti ki her allah'ın günü ölmek için dua etmiştim sözlük. düşünsene? ölmek istemiştim. şimdi mi? galiba kalan izlerimle de olsa iyileşiyorum.
  • Bakayım kim ne yazmış diye uzunca yazanlarda vardı kısaca yazanlarda okumaya üşendim be sözlük
  • Farklı ve güzel bir dünya varmış gibi hissediyorum. Bu dünyada bana o dünyanın kapılarını açıyor. Garip değil mi sözlük?
  • nasılsın dediklerin de derin bir nefes çektikten sonra iyiyim diyorum ya da yaşıyoruz allaha şükür. aslında ikincisi daha doğru çünkü ilki yalan, iyi değilim. bu aralar sadece yaşıyorum.
  • Bu entry i okuryazanla entry sayımız aynı olunca kimin adı üstte gözükecek diye merak ettiğim için yazıyorum/yazdım.

    Edit: üstteyim :)
  • Vay anasını satayım ya. Sözlüğe geleli uzun zaman olmamasına rağmen, başlığı gördükten sonra şuraya şöyle güzel, mutlu bir anımı yazayım diye bekliyorum. Artık ağlamaktan (mecazen), dert yanmaktan, konuşup konuşup bir şeylere çare olamamaktan bıktım. Yok arkadaş her gün yeni bir kahpelik, her an, her saat. Geçen gün rüyamda korktuğum bir şeyden kaçarken ölüm olduğunu bile bile bir boşluğa atladım. Uyandım haliyle bir su içtim, düşündüm. Ölsem dedim ne güzel olur, yine kendimi düşündüm, kurtulurum. Gerçi var mı ölümü düşünmeyen bilmiyorum da neyse. Yazacak çok şey var kafamda, toparlayamıyorum. Uzatmayacağım daha fazla, zaten uzatamıyorum. Güzel insanlar var aramızda güzel günlere uyanmayı hak eden. Yarın güzel bir güne uyanmanız dileğiyle...
    aklıma gelmişken güzelde bir söz bırakayım şuraya;hepimiz ölecek yaştayız
  • eskiden koşa koşa geldiğim şehirden, sokaklarında boş boş da olsa gezebildiğim şehirden artık nefret ediyorum. yine koşuyorum da bu sefer giderken koşuyorum. fazladan bir saniye dahi durmak istemiyorum. kurtulayım artık şuradan. hiçbir şey yok gözümde. ne var ne yok her şeyi satıp gideyim artık. sabır. az kaldı. çok az.
  • Hiçbir zaman vedaları hakeden biri olmadım. Üzülmüyorum sözlük. Vedalar saçma değil mi zaten? Hep kalbinde kalacak birine neden veda edesin ki? Ama birkaç şey de beklemiyor değil insan. Ben bekledim açıkçası. İki kez bekledim. İkincisini bugün bekledim. Birinci de baya önceydi. Buraya bir sürü şey yazabilirim. Bir o olsun hayatımda gerisi olmasa da olur bile diyebilirim. Çünkü zordur birini görmeden sevmek. Kim olduğunu bilmeden sevmek. Sadece cümlelerini, kelimelerini, hecelerini, harflerini sevebilmek. Zordur. Bakmayın ben herkesi severim. Çabuk severim. Ama anlıktır. Bu niye anlık olmadı? Niye böyle büyüdü? Bir de çekip gitmek var. Hem de sessizce olanından. Parmak uçlarında yürüyüp gitmek. Hatta yok. Daha sessiz. Çok sessiz. O kadar sessiz ki bağırıp çağırmak, bir yerleri kırıp dökmek istiyorsunuz. İstedim. Birçok şey istedim tabii. İyi yönlerini görmek istedim bu vedanın. Pardon. Ortada veda falan yoktu. Bir "iyi geceler" vardı. İyi kısmına odaklanmaya çalıştım. Olumlu bir şeyler olmalıydı. İlk defa bir 'iyi geceler' küfür gibi gelmişti. Ben de patlattım kahkahayı gitti. Gitti. Sahiden. Yok, durun bir saniye. Ben mi gitmiştim? Evet evet, giden benim. Daha neler neler yazarım da. Etkisi olmuyor ki. Olsa yazarım. Sabaha kadar. Sonraki güne kadar hatta daha sonraki güne kadar da yazarım. Yazım kurallarına dikkat etmeden yazarım. Noktayı virgülü unutur giderim. Zaten nokta koyamam ki ben. Bazı şeylere.
    Bir de
    "Sen beni tanımazsın, severim de söylemem.
    Sen beni uzak sanırsın, bilirim söz dinlemem."
    Beklemeyi severim, unutmayı sevmem. Unutma, ben unutmayı sevmem ama seni severim.
    Neyse. Dikkat et kendine. En fazla bunu diyebilirim.
    Siz de kendinize dikkat edin sözlük ahalisi. Ben bir süre olmayacağım.
  • ne yazsam boş. zaten vedaları sevmem bilirsin en son yazdığım da veda değil dilekti. bende bulduğun neydi bilmiyorum ama bunca insanın bulamadığını bende bulduysan helal olsun. değer verilmemiş bir insana değer verdiğin zaman böyle şeyler oluyor sanırım. ne yapacağını bilmiyor mallaşıyor adeta. veda etmedim sana hep yanımdasın bunu bil. ben de çok şey yazmasını bilirdim lakin gel gör ki şuan hiçbir bok bilmiyorum. sahi neden bu kadar değer verdin bana? sebebi neydi ki? seni unutmayacağım,unutamayacağım. unutmak da istemiyorum zaten. bir gün geleceksin biliyorum her zaman seni kabul ederim bunu unutma. seni özledikçe de o şarkıyı dinleyeceğim hani beni özlediğinde dinlersin dediğin var ya hah o şarkı işte. kendine dikkat et sigarayı da azalt zarar verme kendine daha fazla. bunları hiç okumayacaksın biliyorum ama okursun ya belki... bizi mahveden belkiler değil midir zaten? en küçük bir ihtimali bile değerlendirmek ister insan üzüleceğini bilse bile küçük bir umut varsa içinde insanın değerlendirir o ihtimali. ne dediğimi umarım anlayabilirsin. seni her zaman sevecek birisi var burada onu unut olur mu. umarım unutursun beni.
  • Ailemden o kadar bıktım ki. Boğuluyorum sözlük,nefes alamıyorum. İnsanın yaşadığı ortam çok önemli ruh sağlığı için. Nasıl uyuduğu,nasıl uyandığı. Kahvaltıda,akşam yemeğinde ne yediği. Mutlu bir ortamda yaşamak önemli.

    Bıktım gerçekten. Kendimi bildim bileli olan psikolojik savaşlardan,kavgalardan,bağırışmalardan. Pederin sürekli kendi bildiğinin doğru olduğunu diretmesinden. Neden peder diyorum, baba demeye dilim varmıyor çünkü.

    Gitmek istiyorum sözlük. Eğitimimi devam ettirecek mecalim bile kalmadı.Oysa daha üniversite birinci sınıftayım. Ruheşim ile beraber kaybolmak istiyorum. Kimseyi tanımamak,görmemek istiyorum.

    Bu yaşta maddi sıkıntılardan yoruldum sözlük. İstediğim üç beş yere de parasızlık yüzünden gidememekten. Kıyafetlerimi kendim almaktan, güç bela kyk ile hem yolu hem yemeği hem ihtiyaçlarımı karşılamaktan.

    Psikoloji falan kalmadı artık. Korkuyorum aynı zamanda Ruheşim de bırakıp gidecek bir gün diye. Gitse o da haklı çünkü. Çok zor bir insanım. Hayatım,yaşadıklarım zor.

    Ve sözlük fiziksel şiddet daha iyi biliyor musun? Kırılan kemikler, moraran kollar iyileşir. Fakat bozulan psikoloji iyileşmiyor sözlük.
  • Bu gün bir bebe mağazasına girdim sebebsiz ve gereksiz aşırı ilgi gösteren bayan bana almayı düşündüğüm oyuncak için çeşitler göstermeye başladı. Derken ufak metal bir polis arabası beğendim aldım. Aldım derken elime aldım hani bekliyor elimde satın alacağım yani derken bayan yine gereksiz bir şekilde yunus polis oyuncak çeşidini de göstermek istedi işte bunda sesler konuşmalar sağa çek emniyet kemerini tak vs çocukların daha bir ilgisini çektiğini söyledi isterseniz açayım görün nasıl çalıştığını dedi böyle kutusu hemen açılan birşeyde değil tamam açın bakayım dedim. Beceriksiz bir şekilde açmaya başladı yanındaki erkek personelden yardım istedi erkek personel eline aldı açtı kutuyu derken pil lazım oldu kız bi koşu kasadan alıp geldi.erkek pil takılacak yerin kapağını biliyor edasıyla açmaya zorladı zorladı zorladı yunus polis motorunun direksiyonun bir tarafı kırıldı yere düştü. Kırıldı dedim önemli değil açılmamışını veririz dedi derken zorladı zorladı zorladı direksiyonun diğer tarafını da kırdı ve bu esnada açtı ben diğer kırılan ve yere düşen parçayıda eğilip yerden aldım baktılarki 4 tane takılması lazım kız gitti iki tane daha getirdi neyse taktılar pili çalıştı kulağı tırmalayan oyuncağa kaydedilmiş salakça bir ses ve gereksiz anons sesleri falan elimdeki iki direksiyonuda verdim almayı düşünmüyorum dedim. Çıktım gittim. Bozuldular mı arkamdan bilmiyorum. Ama çok kastırdınız be arkadaşlar.


    Bu arada elimde bekleyen normal mütevazi çek bırak arabayıda almaktan vazgeçtim onuda bırakıp öyle çıkmıştım
  • Oluşumundaki mantığı sözlük kapsamındaki dağarcık denilebilecek yargılara aykırı bulmama rağmen kendimi bakmaktan alıkoyamadığım,ironik başlık.(bkz: itiraf ediyorum)

  • Gün saymak ne kadar zormuş sözlük. Birilerini beklerken vakit geçmek bilmiyor.
  • ne istediğimi bilmiyorum
  • 4 -yazıyla dört- sene önce birlikte olduğum kadın döndü dolaştı iletişime geçti. ben bu kadınla ne zaman bir şey yapacak, bir şeyler konuşacak olursam olayım bir problem çıktı ama gene de neler olacağını merak ettiğimden ötürü iletişime geçtiği platformdan onayladım ve olacakları sabırsızlıkla bekliyorum. kendisinden sonra birlikte olduğum kadının bulunduğu ortama gidip bir şekilde tanışmış ama eski sevgilim olduğunu söylememişti. nasıl bulduğunu hala çözemedim ama o dönem kız arkadaşım olan kişi "bugün bir kızla tanıştım çok güzel ve çok şen şakrak, geldi benle tanıştı, eski sevgilisini öyle bir anlattı ki seni anlatıyor sandım" demişti. sonra jeton düştüğünde beynimden aşağı kaynar sular dökülmüştü. bir şekilde ben de ona ulaşıp küfür kıyamet biraz da rica minnet kız arkadaşımdan uzak durmasını sağlamıştım, böyle de manyaktır kendisi. el-bab operasyonuna yollasak ışid'i mahveder döner yemin ederim. bakalım nedir yeni derdi. gene nelere bulaşacak, bu sefer bıçak falan mı yiyeceğiz diye bekliyorum. şu merak huyu ne pis bir şey!
  • Yazarların kimseye anlatamadıkları, Belki kendilerinin bile kabul edemediği itirafları. Buraya yazıyorum çünkü konuşabileceğim dertleşebileceğim kimse yok. Anlatsam da dokunamazlar yüreğime. İçime atmaktan boğuldum. Saklamaya çalışmaktan mutluymuş gibi rol yapmaktan yoruldum. Buraya yazıyorum çünkü o da görsün, neye sebep olduğunu bilsin istiyorum.

    En yakınımdın. En iyi arkadaşım, dostum, her şeyimi paylaştığım, dertleştiğim, birlikte gülüp ağladığım. YüreğiMi eline teslim ettiğim tek kişi. Her şeyimdin. Bu hep böyle sürecekti, Biz bitmeyecektik. Sen beni yalnız bıraktın desem, Yalnız kelimesi bile o kadar yetersiz ki. Her şeyim gitti. Nasıl anlatılır ki bu. Yarım kaldı hikayemiz. Ben yarım kaldım.

    Senin sevginin benim sevgimden çok daha fazla olduğunu söyledin hep. Beni de buna inandırdın nasıl olduysa. Önce bunun için üzdün. Elimden bir şey gelmiyordu o kadar sevebiliyordum işte. Sen Çok güzel seviyordun ve Ben de en çok bunu seviyordum. Sonra bir gün geldi. Eskisi gibi bakmamaya başladın. Sevginin değişebileceğine hiç inanmadım. Değişse bile bunu bana hissettirmezdin. Meğer öyle değilmiş. Benim sevgim her geçen gün artarken senin hislerin yıpranıyormuş. İhtimal vermedim hiç, düzeltiriz toparlarız zannettim. Sana karşı duygularımı hissedene kadar umudumu yitirmedim, gözlerimin parlamasını gizleyemedim. Ama bir zaman sonra sen artık beni görmemeye başladığında. Kaybolmasın diye uğraştığım son hissimi de kaybettim. Sevgini kendi ellerinle söküp aldın. Benden sevmek kabiliyetini aldın. İşte bunun yokluğunu hiçbir şey dolduramayacak artık. Bu kez parçalayıp bıraktın.

    Kalbimde boş bıraktığın yere hiç kapanmayacak bir yara açıp gittin. Sürekli kanıyor, içime doğru. Çürüdü içim. Üzülüyorum. Kızgın veya kırgın değilim. Geçti onlar. Ama çok üzülüyorum. Çünkü artık hiçbir şey düzeltemez bizi. Sen bile gelsen iyileştiremezsin beni. İşin kötü tarafı ne gelmeni istiyorum ne düzelmesi için çabalamanı. Geleceğe dair hiçbir umudum, yaşama sevincim kalmadı. Her sabah uyanıyorum ama hayattan hiçbir lezzet alamıyorum. Bilmiyorum senin hala umudun var mı, eğer varsa ve bu seni mutlu ediyorsa inanmaya devam et. Ama. Ama işte. Sen anlarsın.

    İnsanın sadece bir defa aşık olacağına inanırdım. Sana aşık oldum ve doğru kişi olduğuna inandığım için kendimi çok şanslı hissediyordum. Doğru kişi değilmişsin. Yıllardır beklediğim kişi sen değilmişsin. Koşup koşup en sonunda Duvara toslayan hugo gibiyim. Bir hakkım vardı ve yandım. Hangi tuşa basarsan bas baştan başlamayacak artık.

    Oyun bitti.
  • Yalnızlık son zamanlarda elle tutulur bir hâl almaya başladı. Yalnızlık kelimesini çok sorgular oldum bu sıralar. Hem anlam hem de köken olarak. Kökenini konuşmayalım şimdi. Ama tdk'da yalnızlık kelimesi ıssızlık, tenhalık anlamında kullanılıyor. Benim buralarda hiçbir yer tenha değil. Benim buralar derken. Kalbim işte. Her yerinde bir anı var. Etrafımda da boş bir kalabalık var. Yani çevrem de tenha ya da ıssız değil. Bu durumda yalnız da değilim. Bir de Frederic Leighton'un Yalnızlık tablosu'na bakıyorum. Günümün uyku hariç geri kalan her saati böyle geçiyor. E o halde yalnızım arkadaş ben, demekten de kendimi alamıyorum. Biri var bana dedi ki "yalnızlık kişinin kendini tam olarak anlayamamasından kaynaklanıyor." Aslında tam cümleyi buraya aktarırdım da telif hakkı için hukuki yollara başvurur diye korkmuyor değilim. Neyse işte kendini tanımak falan diyordum. Bir şeyleri tanımakla ilgili yorum yapması gereken son kişi ben olmalıyım. Kendimi bile kandırabilen bir yapım var. Mesela kendimi tanıdığım konusunda kendimi kandırıyorum. Bu durumda kendimi kandırdığımı biliyorsam aslında kendimi tanımış olmuyor muyum? Konu farklı yerlere gitmeden toplayacağım. Yalnızlık diyordum. Yalnız olmanın koşulu nedir? Mesela seven insan yalnız kalır mı? Ya da yalnız insan sevebilir mi? Yoksa bu iki durum birbirini kovalayan olaylar mı? Severiz, sevdiğimiz insan yanımızda olmayınca yalnız hissederiz. Yalnızlık zor gelir, yanımızdaki başka birini severiz. Bu sefer de o sevdiğimiz insan gider, yine yalnızlık. Fıtratımızda olmalı yalnızlık. Olmasa dayanamazdık. Dayanabildiğimizi iddia etmek de çok iddialı oldu sanırım. Ben ne dediğimi bilmiyorum ki. Yalnızım bu sıralar. Her şey mubah bana. Mesela biraz önce bilerek mübah kelimesini yanlış yazdım. Çoğunuz takılmadınız belki de. Ben de insanlara öyle geliyorum işte. Gözlerine çarpıyorum sadece 1-2 saniye. Bir yanlışlık var biliyorlar ama üzerinde durmadan geçiyorlar. Üzerimde durmadan geçen bir şey de yalnızlık olsaydı keşke. Ama yalnızlık bu sıralar benim üstüme çok yakışıyor.
  • yazıyorum boş, konuşuyorum boş, düşünüyorum boş.
« / 16 »