blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala
« / 76 »
  • Zifiri karanlıkta uyuyamıyorum.eğer zifiri karanlıkta uyuyacak olursamda huzursuz hissediyorum.
  • Ben çok safım sanırım sözlük. 5 hareketimin 1 tanesi zekilik/uyanıklılıksa, diğer 4 tanesi saflık tabanlı oluyor. Safım yani.
  • eski mahalleye geri dönmüşüm gibi. evet bazı şeyler değişmiş ve bazılarınızı tanımıyorum, ah teşekkür ederim o senin güzelliğin. büyüyoruz işte.

    herkese selam, euphoric hanıma hasret.
  • "Ah ne zormuş bitsin demek,hala severken seni."
  • üniversite hayatım boyunca ilk defa minimum çabayla; bütsüz bir dönem atlatmış olmanın mutluluğu ve dahi rahatlığı içerisindeyim.
  • Yarın finallerim başlıyor ama ben çalışmak istemiyorum. Büte de kalmak istemiyorum. Tüm enerjimi proje teslimine harcadım. enerjim, hevesim yok.
    Bıktım.
    Bit artık
  • Yarin harika bir bulusmam var.
    Once biraz dolasiriz, sonra alisveris falan yapariz, dinlenmek icin de bir yerlerde oturur bir seyler iceriz, kitap okuruz, bir seyler yazariz, yemek yeriz, sinemaya gideriz. Rahat kiyafetler giyecegim muhtemelen. Cok azicik da rimel ve ruj. Saclarimi da kendi haline birakirim, bukle bukle oluyor. Allahiiiim nasil heyecanliyim.
    Ha evet kiminle bulusacagimi soylemedim. Aynaya baktigimda gordugum kisiyle bulusacagim. Bayagidir basbasa kalmadik hic. Cok ozledim. Birbirimize, yalniz kalmaya ihtiyacimiz var.
  • eski sevgililerimi düşünüp gülerek mirkelam havasında "unutulmaaaz unutulmaaaz yaşşadığımııaaaz unutulmaaaz" diyorum. Bunda pişirdiğim ıspanak yemeğinin ve şu anda yemek üstüne içtiğim yeşil çayımın etkisi de var. eee... sonuçta benim bağımlısı olduğum içki de (bkz: yeşil çay). Taze zencefilli ama. lütfen.
  • Büte kalmak istemiyorum ama arkadaşlarım kalıp ben geçersem de kendimi çok kötü hissediyorum o yüzden herkesin notunu öğrenmeden sevinemiyorum, yıldım bu durumdan.
  • Sakin biri olmayı annem sayesinde öğrendim.
    Siz de sinirleri alınmış bir insan olmak istiyorsanız yakınınızda aşırı sinirli, her daim patlamaya hazır bir bomba gibi olan insanlar bulundurun. o patlayınca size sakin olmaktan başka şey kalmıyor.
  • küçükken pop şarkılar dinlerdim. hepsini de çok iyi bilirdim, takip ederdim. ingilizcemi ve amerikan aksanımı buna borçluyum sanırım.

    onu boşver sözlükcüm de, bak şurada çocukluğumdan kalma şarkılar listesi yaptım. var mıdır acaba bana benzer bir çocukluk geçirmiş olan, varsa kapımı çalsın, mesaj turuncusunu yaksın.

    çocukluğun irem bağlarına gider
  • Çok gerginim. hem mecazi anlamda hem de gerçek anlamda. Bu gerginliğimin bitmesi sadece bir olaya bağlı. Gün geçtikte gerginliğim katlanarak büyüyor. Bazı şeylerin sonuçları her zaman, her insanı mutlu etmeyebilir. Umarım en kısa sürede bu olay benim sevineceğim bir netice ile sonlanır. Yoksa gerilmeye devam edip, patlayacağım.
  • Napıyonuz gencolar, nasıl gidiyor hayat?* özlemişim valla buraları. o kadar ki az önce glavanın bile girisini beğendim, siz düşünün! *
  • the temple of the king ne kadar güzel bir şarkıdır. onu seslendiren kişi/grup ne güzel bir kişi/gruptur...
  • başka başlıklara ne kadar yazarsam yazayım. yazmış gibi olmuyorum. yazının herhangi yerinde. başlıkla alakalı şeyler yazmadığımı fark edince utanıyorum. sonra halen utanabildiğim için seviniyorum. bu sevinç uzaklaşamadan daha arsızlık yaparak yazmaya devam ediyorum. ve yeri geldiğinde arsızlık yapabildiğimi görünce hafiften sırıtıyorum. on yıl sonraki halimi düşünüp. dertleniyorum. on yıl sonra daha az utanma ihtimalinden ciddi şekilde korkuyorum. bir sigara yakıyorum. dumanlara bakıyorum. yangın alarmı çalıyor. kendime geliyorum. ne korku. ne utanç. ne de bilmem ne. yangın alarmının önüne geçemiyor. bunu biraz garipsiyorum. bir yangın alarmı bile. kendimce üzerine ciddi düşündüğüm konulardan. beni ansızın uzaklaştırabilirken. daha önemli durumlarda. nerelere savrulabilirim. hesap dahi edemiyorum. sanırım lisede dinamik derslerini daha dikkatli dinlemeliydim. ama jargonunda palanga olan bir dersi ciddiye alamazdım. gizemli savrulma ihtimallerine sigaranın dumanı edasıyla bakıyorum. yine de gizemli savrulma ihtimalleri. tütünden olma dumanın yerini. hiç tutmuyor. bunun acısını da ekleyerek hayatıma devam ediyorum. bu arada kız arkadaşının adı gizem olan insanların olmayan insanlardan bir miktar daha şanslı olduğunu düşünüyorum. ama benden daha az. çünkü ismi o kadar yankılı ki. bazen. hangi kelime ile başlayacağımı bilemiyorum. ne yazarken ne de düşünmeye çalışırken. o kadar yardımcı oluyor ki. o vakit. isminin yankılı oluşu. sakince geçiyor aklımdan. bazen yetmiyor dile geliyor. söylerken yazıyorum. ama daha çok. üçünü bir arada yapıyorum. aklımdan ses hızıyla geçerken işte fikri. bulabildiğim bütün kağıtlara ismini yazıyorum. yanına bir kelime yakıştıramıyorum. o kadar çirkin gözüküyor ki kelimeler. sanki her yerde palanga yazıyor aniden. o kadar anlamsız ki bütün güzellemeler. ben ancak diğerlerinin değersizliğini izah ederek. ne kadar değerli olduğunu gösterebilirim sandım önce. çünkü ilk başta aklıma doğru şeyler gelmez benim hiç. eksik ya da yanlış olmaktan öteye gidemeyen ilklerin esir aldığı bir ruh düşün. ve bunun farkında olan bir zihin. ikisinin arasındaki çatışmaya şahit olan bir kalp. ve bu kalbin de çok sevdiğini düşün. düşün işte. esir alınmış bir ruh ve saçma sapan gerçeklikleri tanıyan bir zihin tarafından kuşatılmış. kalp. hep ismiyle başlıyor. tam da bahar havası esiyor o vakit. yeni açmış çiçek kokuları. erimiş karlardan olma incecik derelerin dingin sesi. bir mevsimin değil aslında sadece bir kelimenin hediyesi. ismi işte. ruhuma iyi geliyor. zihnime ferahlık getiriyor. bir kuş olsa bütün bunlar. göç etmeye başladığı andan itibaren son kanadının çırpıp konuyor. sonra. diğerlerinin çirkinliğinden bana ne. ben onun ne kadar güzel olduğunu anlatmalıyım dedim. yetişemedim. güzel olma hızına. hiç ama hiç yetişemedim. her an. her nefes. o kadar daha güzellik katıyor ki güzelliğine. sanırım ismini öğrendikten sonra aldığım her nefesi saymalı. üç milyonuncu nefesimde şu kadar güzel. on sekiz milyona geldiğinde nefes sayısı. altı katından daha fazla güzel. doksan yedi milyon defa nefes almış olsam mesela. doksan yedi milyondan daha da güzel. doğru bir orantısı yok. olduğu kadar güzel ve onun var olma hızına da yetişemedim hiç. bir nefes bir birim güzellik katıyorsa. bir gülüş on altı birim güzellik katıyor. sesi altmış dört birimse mesela. aniden üzülmesi. seksen sekiz. ismimi söylemesi. yüz yirmi yedi. çok ama çok demesi. birimsiz. ve matematiğim iyi değil. hiç ama hiç değil. yetişemiyorum. yaya kalıyorum. çok yavaş yürüyorum. hatta bazen sürünüyorum. ve durması. özleyerek durması hem de. en derin iç çekişlerden daha fazla sayıda anlam taşıması. sınırlı sayıdaki eyleme. bir miktar eylemsizlik katması. tarifsiz diyemem. ancak ben yapamıyorum derim. keşkelere kafa tutarım. efendileri olurum. derim. en büyüğünü hem de. yapabilmek için. tarifini. en sonunda bu da ikna edemedi beni. her şeyi bir arada yapmalıyım dedim. ismiyle başlayarak. kızıl goncalar adına. gün doğumları adına. dağ çiçekleri hesabına. karanlığın var oluşuna. üşümek sevdasına. yağmurdan sığınmaya. uçurtma kararsızlığında. deneyeceğim. dünden kalan yarına.
  • Çok fazla sinirlenip, gaza gelmiştim kendi kendime ve artık tak etmiş bir konu hakkında başlık açmış, entry'de at koştururken birden sayfa gitti. Hayırlısı bu imiş diyorum çünkü bir şekilde davalık olabilirdim.
  • Son birkaç gündür iyice sıktım dişimi sözlük. Çevremde olup biten her şeye karşı sonsuz bir Sabra sahipmişim gibi bir boşvermişlikle yaklaşıyorum. Hatta kimseye bulaşmayayım, kendi yağımda kavrulayım niyetiyle yürüyüşe çıktım bi' yarım saat evvel. Tüm bu sabrımın üstüne sınavım mıdır desem ne desem 10 dakikalık yürüyüşümde bir araba dolusu abaza takıldı peşime. Önce hızlandım, sonra yavaşladım, yol değiştirdim derken gitmedi araba ensemden. En son "dur cubcub, ne olacaksa olsun" diyerek arabanın yaklaşmasını bekledim. Tam ben "hayırdır kardeşim yolunuzu mu kaybettiniz?" diye sorup ters çıkacekken biri pencereyi indirip "nefes alamıyorum ey tanrım, sen böyle güzellikler yaratmazdın!" demesin mi? O anki şokla ne bir şey diyebildim ne de hareket edebildim. Ters çıkmak niyetiyle içime çektiğim nefesimi bile veremedim. Onlar gülerek gitti, ben içimde nefesimle kaldım. O korkuyu atlatabilmek için anlatmam lazımdı sözlük, bir daha, hele ki bir daha denk geleyim! Ah o zaman güzelliğimden olmayacak nefes alamaması insan müsveddesinin! veremediğim nefesimin de hakkını alacağım böylelerinden.
  • Böyle olacağını tahmin ediyordum ama bu kadar erken beklemiyordum.Üzülüyorum ne yapacağımı bilmiyorum.Ama en iyisi umut vermeden bitirmek.Onunla konuşmaya devam edersem her şey daha kötü olacak.
  • ve canım sözlüktaşım arkadaşlar da olmasa doğum günüm olduğumu bile unutmuştum sözlük. hatırlayıp ne yaptın derseniz de susup kalırım, ne diyeyim? kendim dahil 7 kişi kutladık bu kutlu günü* pasta istemedi canım aileden, candan uzak düşünce de. bir çikolata ısmarladım kendime, yarınki bütümü unutmaya çalışarak. çikolata paketimi de yutuptan açtığım alkış sesleri ve migrenim tuttuğunda ağrımı hafifletsin diye yaktığım tütsü eşliğinde açtım. mum yerine de tütsüye üfledik desek mis gibi kutladık işte! :') şaka şaka ne mis gibisi ya, birazdan "ben nasıl dayanıcam anneğğğ" diye ağlayan bihter ziyagil* gibi çömeleceğim yatağımın başucuna, yatağımın annem olmasını düşleyerek. madem bir de güzel bir şarkı bırakayım buraya, benim doğum günümü kutlamak için toplaşmışız da ortamda bu çalıyormuş gibi yapalım olur mu? herkese benden mum! üfle!

    cubcub'un doğum günü şarkısına gider
  • aklıma değmeyecek bir arkadaşım** için uykumu aksattığım geldi.
« / 76 »