bir kadının feminist olma nedeni

  • özünde bir erkeğin feminist olmasıyla aynı olan nedendir.
    feminizmin kadın erkek eşitliğini savunduğunu bir kavrayabilirsek, kadın haklarını savunması olarak cevap verebileceğimiz sorudur.
    ve bir erkek tabii ki kadın haklarını savunur.
  • evrensel konuşursak kadınlara yapılan haksızlıklar sonucunda bu bakış açısını kazanmıştır diyebiliriz. ülkemiz için ise umutlu konuşamayacağım için susayım.
    ***
    başlık kadınlar için açılmış lakin bir kadının ya da erkeğin feminist olması arasında fark göremiyorum; bilinçli feminist hareketlerin savunucusu, bilinçsiz hareketlerin karşıtıyız her normal insan gibi. ülkede kadın kavramına en çok zarar verenlerin feministler olduğunu düşünürsek, keşke onların nedenleri olmasa da salsalar bi feminizmi.*
  • Bir kadının feminist olma sebebi diye açılan başlıkta kadın erkek eşitliğini savunmak, iki yüzlülüktür.

    Feminizm de sizler gibi bir yalandan ibarettir, kadının ve erkeğin hakkını ayni anda, ayni oranda savunduğunu söyler, ama hiçbir zaman tecavuze uğrayan bir erkek veya erkeğe uygulanan siddet için ağzını açmaz.
    Bakın savunduğunuz feminzm böyle böyle dediğimiz zamanda, bık bık hemen mağdur edebiyatı..


    Bir insanın feminist olma sebebi olarak açılsaydı başlık amenna. Ama açan yazar kendi bile inanmazken bu eşitliğe, feminizm kadının ve erkeğin hakkını eşit oranda savunduğuna, bize anlatmaya çalışıyor. İnandık mi?

    T: kadının zerafeti yanı sıra erkeğin gücünü de elde etmek isteyen hipergamik bir canlı olmasıdır. Evrimsel psikolojiye aykırıdır.

    (bkz: Mağdur dili ve edebiyatı )
  • Sonunuz bu (bkz: 40 yaşına kadar evlenmemiş kadın) olacak sonra angry angry ağlayacaksınız.
  • -formatı hiçe sayan zorunlu entry-
    Bu başlıklara gelerek siz de engelleyeceğiniz yazarlar listenizi oluşturabilirsiniz. Glava olsun, dokuzharf olsun zamanında hepsini bu tarz başlıklarda görüp engellemiştim. Sonları malum. Burda da bulmak zor olmadı, artık sözlük daha huzurlu. Hepsine aynı sonu temenni ediyorum.
    -formatı hiçe sayan zorunlu entry-
  • sigaraya başlama sebepleri ile ciddi benzerlik gösterdiğini düşündüğüm nedenler. böyle saçma bir çalışma yapılmış mıdır bilmiyorum ama. özellikle bizim memlekette insanların savundukları herhangi şeyin ne anlama geldiğini bilme oranlarının aşırı düşük olduğunu düşünmüşümdür hep. çünkü yaygın dini inanışı insanların algılama biçimi. maalesef. savun ama kitabını okumasan da olur. yeter ki şu dine mensubum de. çünkü eğitimcik sistemimiz. formüller ezberletir. artvinde çıkan bakırı. sertavul boğazının rakımını ezberletir. işte sure ezberletir. faşizmi anlatacaksa. kim ne zaman faşistti onu öğretir. emprizm ile amprizm arasında ne gibi bir fark var. bunu sana sunmaz. çünkü daha önemli ezberlenmesi gereken şeyler var. acayip yıllar önce olmuş savaşlardaki insan sayıları. yeri geldiğinde işte. feminizmin anlatılmasından daha önemli olabilir. şuyum buyum demek beni bir miktar geren bir şey olsa da. şuyum buyum demeye başlama zamanlarının lisenin ilk yılları olduğunu düşünüyorum. sigara ile kurmaktan gocunmadığım bağlantının sebebiyle aynı şekilde. tam böyle kurallar iğrenç deme yılları. tam böyle ben de varım insanlar. bakın. düşünüyorum. ben şu oldum. daha önce pek de kullanmadığım kelimelerci oldum. hayat çok boktan. haksızlık her yerde. ben de bir şeyci olarak haklarımı savunuyorum. işin acı tarafı. feministim diyen on kişiden sekizinin kadın ve hakkın ne olduğunu ayrı ayrı açıklayamayacak oluşu. kimisi de der belki. kadın hakkı değil. kadın erkek arasındaki eşitsizliği gidereceğiz. yani erkek hakları süper. aradaki eşitsizlik giderilirse. kadın hakları da mı süper olacak. peki eşitlik. bu işe gelmeyen bir kelime olabilir çoğu zaman. eşitlik durumunda kadınların tarihsel süreç nedeniyle ihtiyaç duydukları pozitif ayrımcılığa ulaşamayacak olmaları ne olacak. o zaman adalet diyelim. peki hangi adalet. dağıtıcı. denkleştirici. ya da savunduğun herhangi adalet modeli. işte feministim diyen biri. kadın. erkek. hak. eşitlik. ve adalet kavramları hakkında en azından bir miktar bilgi sahibi olmalı. yoksa anlamsız olur. sırıtır. dediğinle kalırsın. asla olamazsın. neyi savunduğunu tam olarak bilmeme o kadar yaygın bir şeye dönüşmüş ki. belki sırıtmazsınız. vazgeçtim. arada kaynar gidersiniz. bu arada. birlikte kaynar gideriz. benim de bir bok bildiğim yok.

    insana dair bir şey mevzuu bahis olduğunda. sanırım insanı merkeze koyarak hümanizmden yana bir tavır takınmak en güzeli. böylece hepimiz aynı anda gelişir. hepimiz aynı anda ulaşabiliriz. herhangi yere. mesela kanada. ya da ne bileyim. üçüncü nesil haklarımıza. diyeceğim ama temeli olmayan binanın çökmesinden daha tozlu şekilde çöküyor cümlem. birinci nesilleri halledelim. ben ona razıyım. çünkü artık. bu kadar derin toplumsal dönüşümlerin neticelenmesini görebilecek kadar uzun yaşayabileceğimi düşünmüyorum. yaşam hakkı diyorum. çok da uzağımızda değil. aslında. ve bu arada. hümanizmin sevgiyle alakası yok diye hatırlıyorum. böyle kalabalık bir bencillik gibi bir şey hümanizm. sadece insanın çıkarını düşünür. doğayı umursamaz. tanrıyı da hakeza. yani ne kadar da hümanist dediğiniz insanlar çok tehlikeli olabilir.

    ve işte feminizm. bana göre üçüncü nesil hak ya da sigara gibi bir şey. öncelikle hayatta kalalım ki. daha sonra keyfi ya da kederi sigaralar içebilelim. öncelikle ifade özgürlüğüne kavuşalım. sonra işte. mavi balinalar. kral penguenler. bilmem neler neler.

    kısaca. feminist olduğunu sanma ya da iddia etme nedeni. bir şekilde. var olduğunu kanıtlama çabası. toplumun herhangi kesiminden kabul görme telaşı. bir şey olma merakı. yolda gidiyorum mesela. liseden mezun olmuş. üniversiteye başlamak üzereyiz. yolda bir arkadaşla karşılaşıyoruz. merhaba diyoruz. o da bize merhaba diyor. nasılsın diyorum. feministim diyor. neden çünkü. gerçekten de kendi içerisinde nasılım sorusunun cevabı feminist olmak. nasılım ama. feministim. nasıl olabilirim ki. feminist gibi olabilirim. sonra bana nasılsın diyor. ben cevap bile vermiyorum. çünkü yokluğun varlığına inanıyorum filan. lise son ile üniversite bir arasındaki yaz. bu denli saçma olabiliyor. çünkü geçen hafta gömlek imzalatırken okulun bahçesinde. feminist değildi. bir haftada olmuş. ben de geçen hafta biraz daha var gibiydim. nasılsın sorularına iyiyim diyebiliyordum. şimdi daha yok olmuşum. ve yokluğun sınırını test ederken ölecektim. ama olmadı. neden çünkü. geçmişte kendine bir şeyler diyen insanlar. benim yaşama hakkımı savunmuş. ama yok olma hakkımı savunmayı unutmuş. yani böyle yarım yamalak haklar ile yaşıyorsan yaşa. yok beğenmedin. o zaman yine yaşa filan demeye getirmişler. işte biz herhangi şeyi savunurken. neyi savunduğumuzu bilelim de. eksik gedik. saçma sapan haklar bırakmayalım. birkaç nesil sonraya.

    ve konu ne olursa olsun gereksiz uzun saçmalayabilmem. hiç utanmıyorum da. ifade özgürlüğünü gelip de burada kullanmaktan.
  • Duyarlık ve hassasiyettir mesela.

    feminizmi ben de dahil çok yanlış tanımışız arkadaşlar. Yurdun üç beş gerizekalısı feminist olduğunu iddia ediyor diye yeni yüz yılın en nitelikli dünya görüşlerinden birini, en sarsıcı toplumsal oluşumunu hiçe saymışız.

    bunu size uzun uzun anlatmak isterdim...

    Yalnızca şunu yapın. Dünya çapında son üç yüzyılda tanınmış feminist düşünce kadınlarını araştırın. Hepsinin kadın ayrıcalığı konusunda ucuz yaygaralar basmaktan çok daha öte, daha derin şahsiyetler olduğunu fark edeceksiniz.

    feminizmi kısır ülke gündeminden değil de kitaplardan öğrenmeyi deneyin.

    ve evet; ben de feministim.